Rağmen…

Karşın da güzeldir fakat rağmeni daha çok severim. Arapça ‘rağman' yani ‘zıddına' sözcüğünden alıntı, ‘zıt olma, nefret etme' sözcüğünün zarfı… Anlaşılacağı üzere bir insan ‘rağmeni' ne zaman kullansa o anki duygularının arasında karşı tarafın yaptığı haksızlıklara duyulan ‘nefret' de var!

***

Amerikalılar, Afganistan işgalinden vazgeçip Conilerini bu ülkeden çekiverince Taliban Kabil'e girdi. İlk günler şaşkın ördek gibiydiler, bizimkiler dahil pek çokları, ‘Taliban değişmiş' falan dedi!

Az geçti, değişti denilen Taliban ilk iş kızların okula gitmesini, kadınların çalışmasını yasakladı! Bir avuç kadın eylem yaptı. Erkekler sırıtıp izlerken, kadınlar sopa ile dövüldü biber gazı sıkıldı.

Hukuksuzluk, kabalık, cahillik karabasanına ‘rağmen' çok uzaklarda yaşayan bir insan, bir şey yaptı!

Angela Ghayur… 8 yaşındayken iç savaştan İran'a kaçan bir Afgan ailenin kızı. Yıllarca ülkesinden ayrı yaşamış İngiltere'ye yerleşmiş, memleketinde olup bitene rağmen bir şeyler yapmak isteyen bir kadın.

Aklına, okula gitmeleri yasaklanan Afgan kızlarına internet üzerinden eğitim verme fikri gelmiş. ‘Online Herat Okulu'nu kurmuş. Çeşitli ülkelerden gönüllüler ‘biz de öğretmenlik yaparız' demişler. Şu anda, Telegram ve Skype üzerinden 170 farklı online sınıfta matematikten müziğe ders veriyor onlarca öğretmen yüzlerce Afgan kızına!

Taliban'a ve her şeye rağmen…

***

Yasaklar, akla gelebilecek her türlü engelleme, sopalama, gaz sıkma, gözaltı, cezaevi ve yüklü para cezalarına ‘rağmen' artık bir şey yapmak isteyeni, bir şey öğrenmek isteyeni, sorgulayanı, hesap soranı, bu neden böyle diyeni, yetmiyor diyeni, sana bal börek bana kuru ekmek diyeni, ben bir zamanlar şunlarla bunları yaptım, şimdi de ifşa ediyorum diyeni durdurmak mümkün değil!

Biri ‘organize' olup okul kuruyor online, bir başkası ‘organize örgüt lideri' falan dediğiniz Sedat Peker kirli çamaşırları ortaya seriyor online…

Millet ondan, yenilen ne çok ‘haltı' öğrendi… Kim kimin kucağına oturmuş, kim kimin arkasını toplamış, kim kime niye köstek olmuş niye destek vermiş, kim malı götürmüş, kim neyi kaçırmış, kim başkasının canını yakmış, kim nereye çökmüş, kim kimin otelinde 99 yıldızlı tatiller yapmış, kimler gazeteci kılığında yıllarca avanta peşinde koşmuş, kim bakmış, kim hani bana hani bana demiş ‘tek tek' sayıp dökmedi mi?

Adamı engellemeye çalıştınız. Engelleyebildiniz mi peki?

Engellenemez… Çünkü ortada koskocaman ‘rağmen durumu' var!

Canı yanan, enayi yerine konulmaktan usanan, yarınından endişe duyan, kendisi görmese de kızının, oğlunun ‘dürüst bir ülkede' yaşamasını isteyen, hak isteyen, adalet isteyen, öğrenmek, bilmek isteyen, kapalı kapılar ardında dolap dönmesin diyen, 21. yüzyılda geleceğini tek adamın iki dudağı arasına bırakmayı kendisine yediremeyen, parasının pul olmasına öfke duyan, okusa da okumasa da işsizler ordusunun neferi olan, yıllarca çalışıp üç kuruş emekli maaşı ile ayın ancak 10 günü geçinip sonrasında o yaşında kredi kartı ile cebelleşen, hava kararınca pazarlardan çürük çarık arasından evine götürecek öte beri aramasına bakıp ‘buna da şükür' demeyen, ‘kapıcıların bile arabası' var denmesinden gıcık kapan milyonlarca insan ‘her şeye rağmen' daha iyiyi, daha dürüstü arayabiliyor artık.

Bak! Adam devam ediyor hala… Teknoloji bildiğiniz gibi değil çünkü. Attığı tweetler rahatsız etti peşine hafiyeler taktınız. Yer değiştirdi, tweet attı kafalara. Özel programlarla yeri belirlenmeye çalışıldı. Engellendi mi? Perdeleri kapattı, bulamadınız yerini. Ülke değiştirdi attı tweetleri. O ülkeyle anlaştınız, yine de engellenemedi. Bu kez başka birinin hesabından tweet attı. Yarın, yine atacak kafanıza kafanıza twitleri!

Her şeye rağmen deyip sadece Sedat Peker var sanıyorsanız, çok cahilsiniz! Milyonlarcası var! O milyonlar arasından 63 bin kişiye ‘hakaret' suçlaması ile dava açıldı, 9 bin 554 kişi mahkum oldu! Kimi cezaevine girdi, kimi maaşının kat kat fazlasını para cezası olarak ödedi.

Bitti mi soru soranlar?

Bir okurum var, 76 yaşında! Hem mühendis, hem hukukçu… Sık sık kızıp sinirleniyor bana. Yazdıklarıma, ‘az bile' diyor, korkup pıstığımızı ima ediyor kibarca… İlkeli, olan bitenlerden kaya gibi sertleşmiş, 42 yıllık evliliğinde bir kez bile cafeye gitmemiş; orada çaya 10 lira vereceğine evinde demleyip içmiş, biriktirdikleri ile üniversitelere, köy okullarına binlerce kitap bağışlamış, okuma olanağı bulamayan iki çocuğu memlekete yararlı olsunlar diye okutmuş bir Türk aydını… İşte bu memleket çınarı bile ‘bu gidiş nasıl bir gidiş' diye sorduğu için sosyal medyasından ‘cumhurbaşkanına hakaret' suçlaması ile yargılanıyor!

Görsen yazdıklarını; cezalara, sindirmelere, 76 yaşında hapse girme ihtimaline ‘rağmen' o dik duruşunu hissedip, memlekette hesap soranların asla bitmeyeceğini anlarsın!

Onları da hallederiiiz diyenlere not: Türkiye, Instagram kullanıcı sayısında dünya 6'ncısı, Twitter kullanımı sıralamasında dünya 7'ncisi, Snapchat kullanıcı sayısında dünyadaki 10 ülkeden biri. Facebook kullanıcı sayısı azıcık düştü, 37 milyon… Her şeye rağmen dünyada 12. sırada! Yani, geçmiş olsun! Halledemezsiniz…

Loading...