Mehmet Serbes
Mehmet Serbes

Arzuhalciler zenginliktir, yaşamalı ve yaşatılmalıdır

İki yüz yıllık mazisi bulunan arzuhalcilerin Adana'daki Yeni Adliye Binası önünden uzaklaştırılmaları ile ilgili yazım başta adliye ve hukuk camiası olmak üzere Adana'da toplumun çok farklı kesimlerinden yankılar buldu.

Bu yazımda, arzuhalcilik mesleğinin köklerine değinmiş, Osmanlı'dan bu yana sürmekte olan arzuhalcilerin Türk kültür yaşamındaki yerlerine atıfta bulunmuş, hatta ünlü romancımız Yaşar Kemal'in de gençliğinde Adana Adliyesi önünde arzuhalcilik yaptığını hatırlattıktan sonra Yeni Adana Binası önünden arzuhalcilerin kaldırılmasına üzüldüğümü dile getirmiştim.

Çünkü bu arzuhalcilik yaparak geçimlerini sağlamaya çalışan insanların hemen hemen tümü bir zamanlar adliye yazı işleri kalemlerinde memurluk yapmış, insanlardı ve cüzi bir ücretle dar gelirli vatandaşlara dilekçe yazımı gibi konularda yardımcı oluyorlardı.

Elbette ki arzuhalcileri avukatlarla karıştırmamak ve kıyaslamamak lazım.

Avukatlar kanununun ilgili maddeleri, avukatların yaptıkları işlerin başka kişilerce yapılmasını önlemeye yönelik maddeler barındırıyor.

Bu açıdan avukatların ve Baro'nun bir şikayeti söz konusu idi ve bu şikayet üzerine de belediye zabıtası bu arzuhalcileri kaldırmışlardı.

Benim de çalışmalarını takdirle karşıladığım Adana Baro Başkanı Semih Gökayaz, bu konuda duyarlılık göstererek meslektaşlarını korumak adına arzuhalcilerin kaldırılması yönünde faaliyetleri olmuştu.

Elbette bu açıdan baktığımızda sayın Baro Başkanı ve avukatların haklılıklarını göz ardı etmiyoruz.

Ancak bizim burada söylediğimiz şudur;

Arzuhalciler, tıpkı kaybolmaya yüz tutmuş diğer meslekler ve zanaatlar gibi korunması gereken iş kollarıdır.

Nitekim bunun bir iş kolu ve yasal bir meslek niteliğinde olduğu SGK tarafından da kayıt altına alınmıştır.

Yani arzuhalciler yasal olmayan bir mesleği icra etmemekte, her türlü yükümlülüğü üstlenebilmektedirler.

Elbette bunu yaparken başka bir meslek dalının avukatların yetki alanlarına müdahaleyi haklı göremeyiz.

Ancak, toplumsal yapının; yazılı kuralların yanı sıra yazılı olmayan ve yılların imbiğinden süzülerek gelmiş bir dizi karinenin toplamı ve sentezinden hareketle arzuhalcilerin varlığını sürdürmelerinin bir sıkıntı değil, zenginlik olacağı kanaatindeyim.

Daha sade dille söylemek istersem; cebinde parası olmayan gariban vatandaşların gelip 50 TL, 100 TL vererek bu işleri halledebilecekleri bir makam veya mekanizmanız ya da öneriniz  varsa, buyurun kaldırın arzuhalcileri…

Ama olmadığına göre bırakınız kalsınlar, bırakınız yapsınlar…

Adana Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş

Kaldı ki bu yazımla ilgili olarak görüşlerini belirten sayın Adana Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş, arzuhalcilerin kaldırılmasının kendi tasarrufları olmadığını ve  bir karışıklığa meydan vermeyecek biçimde yer sağlandığı takdirde, mesleklerini icra edebilecekleri yönünde görüş belirtiyor.

Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Kocaispir

Kendisi de bir avukat olan Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Kocaispir ise kendisinin de evlerine ekmek götürme sabası içindeki arzuhalcilerin kaldırılmasına gönlünün razı olmadığını, arzuhalcilik mesleğinin yaşaması ve yaşatılması gerektiğine inandığını ve gerekli izin verildiği takdirde onlar için uygun ve düzenli bir yer yapabileceklerini kaydediyor.

Evet, arzuhalciler görev yapmaya devam edeceklerse düzgün bir yere kavuşmaları çok önemli.

Çünkü kışın soğukta, yazın kırk derece güneş altında bir mesleği icra etmeye çalışmak çok zor ve insani olmayan bir görüntü sergiliyordu.

Bakalım, şimdi gelişmeler bu açıdan olumlu gözüküyor.

Bu yazımdan sonra beni arayan aralarında birçok yeni ve eski hakim ve savcının bulunduğu dostum da arzuhalcilerin işlerine devam etmesini belirtmişti.

Adana kamuoyundan bu yönde bir talep ve destek görüyor arzuhalciler.

Evet, bence de arzuhalciler kalmalı ve halkın arzu halini belirtmeye devam etmeli…

Adana Baro Başkanı Avukat Semih Gökayaz

Adana Baro Başkanı Avukat Semih Gökayaz ise yeterli donanıma sahip olmayan
kişilerin adliye önlerine derme çatma yerler kurarak ya da panelvan koyarak
dilekçe yazmalarının hem kötü görüntü hem de yurttaşların hak kayıplarına
neden olduğunu belirtti.

Gökayaz, “Biz avukatlar olarak birçok konu hakkında hukuksal tartışmaları sürdürürken, hukuk bilgisi olmayan kişilerin arzuhalcilik yapmaları yurttaşların ciddi hak kayıplarına neden olabilir. Bu arkadaşların hepsi emekli yazı işleri müdürü olsa ben onlara yer açayım. Ancak hiç alakası olmayan kişilerin minibüste panelvanda, ‘Tost yapılır, çay satılır, dilekçe yazılır' gibi görüntüleri vermesi hiç hoş değil. Parası olmayan kişiler için de adli yardım ve CMK sistemleri çalışmaktadır” görüşlerini ifade etti.

Loading...