Sevgili okurlarım, Türkiye’de olan biten bazı şeyleri insanın aklı ve mantığı gerçekten almıyor. Ben de aynı durumdayım!

Olanları bir türlü anlamıyorum ama bunu kendi cahilliğime veriyorum!

Öyle ya, güya gazeteciyim ama bazı çok önemli şeyleri bilmiyorum. Bu gibi konular sadece benim cahilliğimle ilgili değil. Milyonlarca insanımız da anlamıyor.                                  

Size dün karşımıza çıkan bir örnek vereyim.

Bu memlekette Aziz İhsan Aktaş isimli bir iş adamı varmış. Çok büyük ve ünlü imiş. Bu adam Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelerle iş yaparmış. Aldığı işlerin başı sonu yokmuş.

Bunu yaparken parti ayrımı gözetmezmiş. AKP’liler, CHP’liler vesaire onun için hiç sorun değilmiş. 

Her partiden belediyelerle yakın ilişkisi varmış.

Yüz milyarlarca liralık işler almış.

Peki ne gibi işler alırmış bu belediyelerden, hangi projelere başlayıp bitirmiş?

Aynı zamanda devletle de iş yapar mıymış?

Üzgünüm ama yine cahilliğime verin, bu konuyla ilgili listeleri ben bilemiyorum.

★★★

Gel zaman git zaman Aziz İhsan’ın adı, iddialara göre birtakım büyük rüşvet olaylarına, ihale dümenlerine bulaşmış.

Böylece hem onun ve hem de belediye başkanlarıyla birlikte ekiplerinin adı böyle bazı yolsuzluklara bulaşmış. Soruşturmalar başlatılmış, örneğin rüşvet alanlarla birlikte rüşvet verenlerine de adları ortaya çıkarılmış.

Bu durumda kabak yine her zaman olduğu gibi CHP’li belediyelerin başında patlamış! AKP’li belediyeler yine yırtmış!

Dün başlayan en büyük rüşvet davasında şu andaki tablo ilginç! 34’ü tutuklu 200 sanık, bunlar hakkında hazırlanan 578 sayfalık iddianame var.

Beşi tutuklu yedi CHP’li belediye başkanı... Tamamı görevden alınmış durumda. Listede Adana Büyükşehir, Adana’da Seyhan ve Ceyhan, Adıyaman, İstanbul’da Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar var.

★★★

Bu davanın çok ilginç bir boyutu daha var. Aziz İhsan isimli büyük iş adamı da ötekiler gibi sanık. O da diğerleri gibi yargılanacak. Hakkında 82 suçlama var, 704 yıl hapsi isteniyor.

Ama diğer sanıkların çoğu hapis yatarken, olayların tam da göbeğinde yer alan Aziz İhsan Aktaş özgür! Ona her nedense dokunulmuyor! Hukukçu olmanız veya olmamanız hiçbir şeyi değiştirmez...

Yani ortada akla, mantığa ve hukuka aykırı bir durum olduğu belli.

Böyle bir tablo nasıl ortaya çıkıyor?

Varsayalım dava konusu olan rüşvetler, diğer yolsuzluklar falan hepsi doğruydu.

İyi de, rüşvet aldığı iddia edilenler tutuklu ama rüşvet verdiği iddia edilen şahıs serbest!

Bu işte bir terslik yok mu?

Var mı yok mu arkadaş!

★★★

Dün Silivri cezaevinde ilk duruşma öncesinde karşımıza ilginç bir tablo çıktı.

Aziz İhsan Aktaş mahkeme salonuna 15 korumasıyla birlikte gelmişti. Orada gazetecilere bir şeyler söyledi:

“Gördüğünüz gibi kaçmadım. Buraya evimden geldim...”

Kaçmadığı için kendisini hep birlikte kutlamamız gerekir!

★★★

Tam da bu tablolar karşımıza çıktığı sırada MHP’nin ikinci adamı Feti Yıldız konuştu...

“Keşke mevzuat uygun olsa da bu duruşmalar televizyonlardan canlı olarak yayınlansa... Vatandaş daha çok bilgi sahibi olurdu.”

Bu, MHP’nin klasik taktiğidir.

Bir şeyler olmasını isterler ama hiçbir zaman yapmazlar... Bunun da nedeni Recep Tayyip’e göbekten bağlı olmalarıdır.

Elinde güç var, yetki var kardeşim, madem böyle bir istekte bulunuyorsun, gereğini yapsana... Gidersin muhalefet partilerine, hep birlikte bir kanun teklifi hazırlayıp kabul ettirir ve mevzuatı birkaç günde değiştirirsiniz.

Böylece bizler de duruşmaları canlı yayında izleriz.

Ama MHP bu işlere asla girmez, giremez. Sadece toplumu uyutmaya yönelik projelerden söz eder ve milleti masallar dünyasına göndermeye kalkışır.

Neyse efendim, bu Aziz İhsan Aktaş davası ilginç başladı, ilginç olaylarla sürüp gidecek ve bakalım filmin sonu nasıl bitecek!