İstiklâl Marşı’mız ne diyor?

“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak...”

Fakat...

O sancağı “söndürmek isteyenler” var!

Güya Türkiye’nin partisi olan DEM Parti, sözleri ve açıklamaları ile “Al sancağın” indirilmesinden yana bir tavır sergiliyor.

Bu düşüncelerini açık açık söylemeye cesaret edemiyorlar tabii ki... Fakat herkes bunu görüyor, anlıyor, biliyor!

DEM Parti şimdi, Kuzey Suriye’ye yerleşen PKK’nın uzantısı YPG/SDG terör örgütünün savunucusu kesildi!

Halep’e yerleşmeye çalışan YPG/SDG militanlarının silahlı çatışmayla kentten atılmasına sinirlenen DEM Parti “Saldırılar apaçık bir insanlık suçudur” diye feveran ettikten sonra bir de utanmadan:

“Türkiye’yi uyarıyoruz” dediler.

Yahu siz kimsiniz ki, Türkiye’yi uyarıyorsunuz? Kaplan karşısında karınca gibisiniz siz!

Bu parti “PKK, Türkiye’de kendini feshetse bile, yarın tekrar gelmek üzere varlığını Suriye’de SDG adıyla devam ettirmelidir” hesabını yapıyor.

Gerçek olan şu ki, bu örgüt Suriye ordusunun emrine girmezse Türkiye asla terörden kurtulamaz.

DEM Parti’nin Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan:

“Bize sessiz kalın diyorlar. Asla sessiz kalmayacağız. Türkiye’yi uyarıyoruz. Bu zulmü onaylamayacağız. Halep’i alkışlayanlar iflah olmaz Kürt düşmanlarıdır. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil, barış için el uzatmaktır.” diyor.

Şu ifadelere bakar mısınız?

Sen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 56 milletvekili olan bir parti değil misin? Türkiye ile savaş halinde misin ki “barış” için el uzatıyorsun?

Dürüst ol, açık konuş! Sen düşman mısın?

Devletten 499 milyon lira Hazine yardımı alarak yaşayan bir partisin sen...

Sana ekmek veren eli ısırmaya utanmıyor musun?

★★★

Türkiye’yi sevmeyen bu adamları, Meclis’te DEM Parti sıralarına giderek ellerini sıkıp “Çözüm süreci”ni başlatan Devlet Bahçeli şımarttı.

15 ay sonra işte bu noktaya geldik?

Aynı Devlet Bahçeli şimdi DEM Parti’nin yaptığı açıklamalara haklı olarak tepki gösterip:

“Türkiye’yi uyarıyoruz diyerek başlanan açıklamalar çok üzücü ve sorunlu bir dildir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti, Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez. DEM Parti’nin açıklamaları SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetidir ve çok üzücü, sorunlu bir dildir. Diyarbakır’dan İstanbul’a kadar meseleyi bağlamından koparıp istismar etmek hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. SDG/YPG’nin Ankara’ya davet edilip müzakere edilmesini istemek de gerçekleri göz ardı eden bir akıl tutulmasıdır. Türkiye’nin adım adım gerçekleştirdiği, her türlü fedakârlığın yapıldığı süreçte sivri dile saplanıp kalmak hiç kimseye bir şey kazandırmayacaktır. SDG’nin başı Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır ve İsrail’in kuklasıdır!”

★★★

Türkiye’nin partisi, Türkiye’nin haklarını savunur, Türkiye’ye kötülük yapmaz, tehdit etmez, parmak sallamaz!

Fakat DEM Parti, Türkiye’ye her türlü zararı vermeye çalışıyor. Türkiye’nin değil Terör Örgütü PKK’nın partisi gibi hareket ediyor. Dili bile Türkiye’ye zehir saçan kirli bir dil...

PKK’nın uzantısı SDG hakkında Türkiye’nin endişeleri var.

DEM Parti muhtemelen, SDG’nin güçlenerek PKK’dan daha ileri gidip Türkiye’nin başına bela olmasını hesaplıyordur. Bunlardan her şey beklenir! 

Hain kim? Vatan evlâdı kim?

Çocuk, politikacı olan babasına sorar:

“Hain kime derler baba?”

Babası soruyu yanıtlar:

“Bizim partiyi bırakıp da başka partiye gidene hain denir oğlum!”

Çocuk merak eder:

“Peki baba, başka partiyi bırakıp da bizim partiye gelene ne denir?”

Babası cevap verir:

“Vatan evlâdı denir oğlum, vatan evladı!”

GÜNÜN SÖZÜ

İran halkı “Molla rejimine isyan ettim, öyleyse varım!” diyor