Victor Osimhen’in yokluğunda Galatasaray’ı zorlu bir fikstür bekliyor. Sarı kırmızılıların bu periyotta alınacağı sonuçlar, sezonun kaderini doğrudan belirleyecek.

Nijeryalı yıldızın yokluğunda gözler Icardi’de olacak. Galatasaray’da sezonun sonuna yaklaşılırken Icardi için bir dönemin kapanıp kapanmayacağı konuşuluyor. Gidiş ihtimali artık hem kulüp içinde hem tribünlerde kabullenilmiş durumda, ancak yıldız golcünün bu süreci sahada güçlü bir finalle taçlandırıp yeniden ‘Aşkın Olayım’ı tribünlere söyletme arzusu var.

8 MAÇIN 6’SINI KAZANIRSA ŞAMPİYON

Sarı-kırmızılılar, Süper Lig’de kalan 8 maçın 6’sını kazanması halinde rakiplerinin sonuçlarına bakmadan şampiyonluğa ulaşacak. Bu da her maçın final niteliği taşıdığı bir döneme girildiğini gösteriyor.

Tam da bu noktada Icardi’ye ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Osimhen’in yokluğunda hücum hattının liderliğini üstlenecek olan Arjantinli golcü, hem takımın skor yükünü çekmek hem de kendisine yönelik eleştirilere sahada yanıt vermek durumunda. Taraftarın güvendiği Arjantinli forvetin, zor zamanda sahneye çıkıp çıkamayacağı ise önümüzdeki haftaların en belirleyici konusu olacak.

MİLLİ MESELE

Milli takımımız perşembe günü tarihi bir maça çıkacak.  Play-off turunda sahasında Romanya’yı ağırlayacak olan Türkiye, kazanırsa Slovakya veya Kosova ile Dünya Kupası’na gitmek için final oynayacak.

KURT HOCAYA DİKKAT

Karşıda sıradan bir rakip yok; Mircea Lucescu gibi tecrübeli ve Türkiye’yi yalayıp yutmuş kurt bir hoca var. Lucescu, sabırlı oynamayı, oyunu kontrol etmeyi ve rakibi zorlamayı çok iyi bilir. Asıl mesele, Türkiye’nin disiplinli ve sakin kalması. Erken gol gelmezse panik yapmadan oyunu sürdürmek, rakibi hafife almamak şart.

Kalite farkı Türkiye’nin yanında. Bunun farkında olup ayakların yere sağlam basması gerekiyor. Bir aksilik yaşanmaz ve işler istediğimiz gibi giderse 2002’den beri hayal ettiğimiz Dünya Kupası’nı artık evden takip etmeyeceğiz.