Geçen hafta bugün, bu sütunda “Al sancağımızı söndürmek isteyenler!” başlıklı yazım yayınlanmıştı.

“Güya Türkiye’nin partisi olan DEM Parti, davranışları ve açıklamalarıyla ‘Al sancağımızın’ indirilmesinden yana bir tavır sergiliyor” diye yazmış “Dürüst ol, açık konuş, sen düşman mısın?” diye sormuştum.     

O gün “Bunların öyle bir niyeti yok. Al sancağımızı söndürmek istediklerini de nereden çıkardın?” diyenler olmuştu.

Aradan çok değil, sadece 3 gün geçtikten sonra yaşanan çirkin olay, bu konudaki kuşkularımın haklılığını gösterdi.

★★★

DEM Parti, Meclis’te yapması gereken haftalık grup toplantısını, nereden aklına estiyse, taa Suriye sınırındaki Nusaybin’de yapmaya karar verdi ve toplantıyı salı günü orada gerçekleştirdi.

Grup toplantısından sonra, Suriye tarafında bulunan bir takım ahlâksızlar (PKK mensupları) saldırıya geçip sınırda dalgalanmakta olan şanlı Türk Bayrağı’nı gönderden indirerek ayaklarının altında utanmazca, rezilce çiğnediler.

Tabii ki, bu bir rastlantı değildi. Böylece güçlerini göstermek istiyorlardı güya!

Görünen hazin tablo, DEM Parti yandaşlarının “Al sancağımızı söndürme niyetlerinin” alçakça bir provası gibiydi!

“Açılım-saçılım...”

“Kurucu önder Öcalan...”

“PKK’lılara af, Apo’ya özgürlük” gibi lâflar edilirken o kadar şımardılar ki, durum bu çirkin noktaya geldi!

★★★

Nusaybin’de yapılan rezillik, bunların gerçek yüzlerini bir kez daha ortaya çıkarması bakımından çok önemlidir.

Bunlar iflah olmaz!

“Bayrağımıza saldırı bizimkilere ders olur mu?” bilmiyoruz. Üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken kışkırtıcı bir eylemdir bu...

★★★

Bir buçuk yıl önce “Öcalan gelsin Meclis’te konuşsun, umut hakkından yararlansın” diyerek “İkinci Açılım Sürecini” başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli, bu defa gerçeği görmüş olmalı ki, DEM Parti’yi suçlayarak “Bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin, bu kapsamda konuşan eş başkanların Türk Bayrağı’nın indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Gelişmeler, milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir” dedi.

★★★

Gerçekten durum çok kaygı verici...

Biz bunların olabileceğini, teröristlere asla güvenmemek gerektiğini aylardır-yıllardır söylüyorduk.

DEM Parti, söylemleriyle, davranışlarıyla ‘Türkiye’nin Partisi’ olarak değil, ‘PKK’nın Partisi’ gibi hareket ediyor.

Bunların Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir alerjileri var. Hatta, alerjiden de öteye öfke ve kinleri var...

★★★

DEM Parti artık ciddi bir karar verme aşamasına gelmiştir.

Terör örgütünün talimatlarını uygulayıp, uzlaşmaz tutumunu devam ettirerek bölücülerle birlikte mi olacak? Yoksa...

Türkiye’nin siyasi bir partisi olarak, Türk ve Kürt vatandaşlarımızı huzurlu ve güzel bir geleceğe taşımak için mi siyaset yapacak? Kesin bir karar vermelidir!

Tebessüm

Filistinli genç ve katil Netanyahu!

Bodrum’lu okurum Cenk Tuncay’dan bir fıkra...

Filistinli bir gence sormuşlar:

“Gazze’de sizi her gün bombalayan, 100 binden fazla insanınızı öldüren Katil İsrail Başbakan Netanyahu eğer senin eline geçse ne yaparsın?”

Filistinli genç hiç düşünmeden:

“Yapacağım şey basit” demiş “Kalın bir demir çubuğu ateşte kızdırıp kor haline getirir, sonra da soğuk tarafını Netanyahu’nun gerisine sokarım.”

Cevabı dinleyen adam şaşırmış:

“İyi de, madem soğuk tarafını sokacaksın demiri neden ateşte kor haline gelinceye kadar kızdıracaksın?”

Filistinli genç kin ve nefret içinde bağırmış:

“Tutup çıkartamasın diye!”       

GÜNÜN SÖZÜ

Dünyada kötülerden ve delilerden daha fazla başka ne var ki?