Sevgili okurlarım, adına Trump denilen biri çıktı ortaya ve bütün dünyayı altüst etmeyi kendince başardı!

Örnekleri çoğaltmaya gerek yok. Sadece şu son Venezuela olayı bile bize her şeyi açıkça anlattı.

Psikiyatrist falan değilim ama bu şahsın ‘normal olmadığına’ kesinlikle inanıyorum.

Kaçırılan cumhurbaşkanı iyi adamdı, kötü adamdı...

Hırsızdı ya da değildi...

Dosttu veya düşmandı...                                

Sevilirdi veya sevilmezdi, uyuşturucu trafiğini yönlendirir veya yönlendirmezdi, bunlar ayrı konular.

Biz yaşanan olaya bakalım.

Bu ruh hastası adam günün birinde emir veriyor, başka bir ülkenin halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı Maduro’yu karısıyla birlikte yüzlerce kilometre uzaktaki evinde ele geçirip kaçırıyor.

Sonrası zaten tam bir rezalet.

Bu rezilliğin, bu utanmazlığın her sahnesini izledik. Adam ve karısı ellerinden ve ayaklarından kelepçeli. Kepazeliğin her aşaması canlı yayınlarda bütün dünyaya aktarıldı.

★★★

Belki dikkatinizi çekmiştir, bu adamın sergilediği seçim öncesi kampanyalarında bütün yandaşlarının elindeki pankartlarda, tişörtlerinde ve şapkalarında sergilenen bir cümle vardı:  

“Make America great again.”

(Amerika’yı yeniden büyük yap.)

Bu ruh hastası herif bu gibi sloganlarla gaza geliyor, konuşmalarında sağa sola ve bütün dünyaya posta koyuyor, tehditlerle dolu sözleriyle neler yapacağını anlatıyordu.

Öylesine utanmazdı ki hem seçimlerden önce ve hem de seçildikten sonra Başkan Biden bile bu hakaretlerden nasibini alıyordu. Onu bile aşağılıyor, küçümsüyor, alay ediyordu.

★★★

Şımarık adam şimdi dünyanın dört bir bucağına gözünü dikmiş, oraları ele geçirmenin peşinde.

İlk denemesini yaptı ve şimdilik Venezuela’yı ele geçirdi. Çoğumuz bilmezdik, Venezuela meğer dünya üzerinde petrol rezervleri en büyük ülkeymiş.

Şimdi şu tabloya bakınız...

Danimarka’ya ait Grönland’ı alacağını açıktan söylüyor.

Başta Küba olmak üzere Latin Amerika ülkeleri olan Kolombiya ve Meksika’daki yönetimleri de devireceğini, sıranın onlara geldiğini açıkça söylüyor.

Yapar da yani...

Yapacağını Venezuela’da gösterdi.

Sıranın İran’a ne zaman geleceği şu anda bilinmiyor.

★★★

Ben bu işlerin uzmanı değilim. Dış politikadan falan pek anlamam! Bu işler bizim televizyon ekranlarında her gün saatlerce, bıkmadan usanmadan ahkâm kesen ve nefes tüketen bizim çok bilmiş ‘uzman’ kişilerin alanına girer.

Onlar her şeyin doğrusunu bilir!

Yani ben bu gibi konuları sadece ve sadece kendi sıradan vatandaş mantığım doğrultusunda yazarım.

En başta söylemiştim, adına Trump denilen bu adamın bence ruh sağlığı bozuktur, gelmişi ve geçmişiyle normal biri değildir.

Geçmiş yıllarda dünyanın başına inanılmaz bir felaket gelmişti.

Adolf Hitler isimli bir manyak ortaya çıkmış, bütün dünyayı altüst etmişti. O herif de deliydi. Bütün dünyayı savaşa sürüklemiş, İkinci Dünya Savaşında milyonlarca insanın ölümüne neden olmuştu.

Fakat Hitler bu Trump gibi korsanlık yapmaz, karşı olduğu liderleri kaçırmak yerine savaşta öldürmeyi tercih ederdi!..

Yani her iki manyağın yolu ve amacı aynı ama yöntemleri biraz farklı!

★★★

Adama bak yaaa!

Danimarka’nın toprağı olan buzlar ülkesi Grönland’ı ele geçirmekten, İran, Küba, Kolombiya ve Meksika yönetimlerini devirmekten söz ediyor ve bunu açıkça söylemekten çekinmiyor.

Bu adam resmen çağımızın korsanı.

Adeta bir mahalle kabadayısı.

İşin ilginç yanı, Trump bütün dünyanın önünde bu rezillikleri sergilerken dünyanın öteki devleri olan Çin ve Rusya’dan tık yok!  

Maduro belki suçluydu, belki uyuşturucu pazarında rolü vardı. Ama bu durum şu kaçırma olayında sergilenen pisliği değiştirmez.

Bu olay şimdi bize bir şey öğretti. Demek ki bu dünya üzerinde kim olursa olsun, hiç kimsenin güvenliği yok.

Ne diyelim biz, haydi Trump, bastır Trump...

“Make America great again Trump.”