Eveeeet, hamasi şovlarımız, siyasi propagandalarımız ve YouTube yayınlarımız bitti, geldik sahaya. Turnuvanın kesinlikle en kolay değilse de 'en ne yapacağı bilinen' takımlarından birine karşı oynadık.

Çok dillendirildi ama söylemeden geçmek olmaz: Boy ortalaması 1.93 olan üçlü savunmanın içine 1.72'lik Kerem'i "Gol at" diye koyduk. Üstüne bir de sağ kanatta sağ ayağıyla performans veren Barış'ı sola atıp "Kerem'e 45 dakikada 7 tane orta aç" dedik. 

Sağ kanada ise Real Madrid'in bir sezondur 8 numarada oynattığı Arda'yı koyduk. Zeki de maçtan sonra çok eleştirildi ama rakibin en kaliteli oyuncusu Bos ve en hızlı oyuncusu Irankunda'nın kanadında yapayalnız kaldı...

Orkun-Arda-Hakan-İsmail... Bu dörtlünün bir arada oynama ihtimalinin bulunmadığını da görmüş olduk. Maçta bir sekans yaşandı ki Orkun ve Hakan birbirinin ayağına bastı -mecazen değil, madden-. Arda da onlara 3-4 metre mesafede konuşluydu... Otobüs çeken rakibi açmak için yapılacak son hareketler...

Kaynak olarak ekle

Daha gelmedik... Asıl sorun ise değişikliklerdeydi. Her biri ayrı ayrı, en hafif tabirle korkunçtu. 

İlk değişiklik devre arasındaydı: Barış Alper-Kenan Yıldız. Kenan'ın girmesi tabii ki doğru hamle ancak fiziksel olarak bu kadar üstünlük kurmuş rakibe, eldeki en güçlü ve 'ciğersiz' oyuncudan mahrum oynamak akıl karı değil. Barış Alper'i alışkın olduğu sağ kanada atıp "Boğuş" komutunu vererek hem Zeki'nin işi kolaylaştırılabilir hem de ceza sahası karıştırılabilirdi.

Diğer hamle ise 62'de Orkun'un çıkıp Yunus'un girmesiyle geldi. Orkun da her ne kadar kötü bir maç çıkarmış olsa da 10 numaradan 8'e çekildiği senaryoda fiziksel eforu ve oyun zekasıyla her an işleri değiştirebilecek potansiyel taşıyordu. Yunus'un girmesiyse, çıkan oyuncudan bağımsız olarak doğruydu.

Gelelim 'skandal' değişiklik dakikasına: 82... Zeki ve İsmail çıktı; Mert ve Salih girdi. 

Tabelada 2-0 geride olduğun tabloda rakip hocaya değişiklik hakkı versen, hiçbir şey değişmesin diye anca bu kadarını yapardı. Akla izana sığan hiçbir yanı yoktu.

Kaldı ki Salih, 2 maçta daha bu kadar süre alırsa bu sezon kendi takımında oynadığı dakikaları Milli Takım formasıyla aşacak.

Veeee alkışlar 85'teki değişikliğe... Kerem çıktı, Deniz Gül girdi. Oysaki Avustralya'ya yakın görülerek hazırlık maçı oynanan Kuzey Makedonya karşısında son derece patlayıcı bir performans göstermişti Deniz... Ancak Kerem'in 85 dakika boyunca kendisinden yaklaşık 20-30 santim uzun ve yapılı adamların arasında kayboluşunu -oyuncunun suçu değil- izleyip en sonunda gol kaçırdığı için değiştiren hoca da ancak alkışlanır...