Takvim yaprakları düşüyor, haftalar aylar değişiyor ama kaderimiz değişmiyor... Bu yılın da sonlarına yaklaştık... Yılın bitmesine 3 aydan biraz daha fazla zaman kaldı. Başlangıçta güzel şeyler umuyorduk ama şimdi yılın ilk gününden daha kötü durumdayız. Kutlu olması dileğiyle başladığımız 2026 maalesef kutlu bir yıl olmadı ve olması da mümkün değil gibi görünüyor. ★★★ 2023 yılının haziran ayında göreve geldiği günden bu yana hep umut dağıtan ama halkın yararına hiçbir şey yapamayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zehir hafiye gibi suçluyu buldu ve: “Savaş olmasaydı enflasyonumuz 7 puan daha düşük olacaktı” diyerek tartışmalara noktayı koydu. Yaa muhterem... Sen ne diyorsun? Ukrayna, Rusya gibi yıllardır savaşan, birbirlerine bombalar yağdıran ülkelerin enflasyonu bile bizdekinden 4 – 5 kat daha düşük... Rusya’nın yüzde 6, Ukrayna’nın yüzde 8... Kargaşa içindeki Suriye’nin enflasyonu bile yüzde 24... Bizde ise TUİK’in tıraşlayarak hafiflettiği enflasyon bile yüzde 31.51. Mehmet Şimşek savaş yerine “ülkedeki hukuksuz davranışlar, siyasi baskı ve tutuklamalar ekonomimizi zora soktu” deseydi, daha doğru olurdu. Fakat, zülfiyare dokunup güçlüleri gücendireceği için bunları söyleyemiyor. ★★★ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ekonomi ve politikadaki kötü gidişin temel sebebinin adalet ve demokrasideki çöküş olduğunu belirterek: “Cumhurbaşkanı adayımızı hapse atan, 30 yıl önceki diplomayı inkâr eden, milletin verdiği mazbatayı siyaseten gasp eden, 60 yıllık aile şirketlerine çöken bir zihniyetle yönetilen ülkeye maalesef kimse güvenmiyor” dedi. Özel’e göre “Bu sistemde AK Partiliysen yargıdan, sorgudan, hapisten muafsın. Ama eğer muhalifsen işlemediğin suçlardan, her türlü iftiradan sorumlusun.” Muhalefet durumu böyle açıklıyor ama Mehmet Şimşek, ekonomiyi rayından çıkaran sebeplerin başında siyasetteki olumsuz tablonun geldiğini söyleyemiyor! ★★★ Memlekette adalet arayan arayana... Yoksulluk desen, içler acısı... Açlık sınırının 37 bin 388, yoksulluk sınırının 121 bin786 lira olduğu bir ülkede huzur arasan da bulamazsın! “İtibardan tasarruf olmaz” diyerek devlet kurumlarında tasarrufa yanaşmıyorlar... Halktan toplanan vergiler bol keseden harcanınca, olan vatandaşa oluyor. Yeni zamlar, yeni vergiler, vatandaşın zaten zayıf olan bütçesini paramparça ediyor! ★★★ Devlet yönetiminde tasarrufa gidilmedikçe... Adam kayırma devam ettikçe... İşler ehline verilmedikçe... “Mülakat”denilen dünyanın en adaletsiz sistemiyle yandaşlar işe alınıp, yetenekli gençler harcandıkça... Ulus olarak düzlüğe çıkıp rahat ve huzura kavuşmamız mümkün görünmüyor! Toplumlar kendi kaderlerini (oylarıyla) kendileri tayin eder! Tebessüm Dünyanın hali bu! Eski dönemde adamın biri kadıya (o devrin davalara bakan hâkimine) gitmiş ve demiş ki: “Kadı efendi, bir maruzatım var. Bir öküz diğer bir öküzü vurup öldürürse sahibine ceza var mıdır? Acep sizin kara kaplı defter ne der buna?” Kadı alay edercesine gülmüş: “Niye ceza olsun ki? Bir hayvan, bir hayvana vurup öldürmüş... Sahibinin suçu ne olabilir ki?” Adam mahcup bir ifadeyle: “Kadı efendi” demiş “Galiba ben eksik anlattım. Aslında bizim öküz sizin öküzü vurup öldürmüş!” Kadı birdenbire gürleyerek ayağa kalkıp bağırmış: “Ey gafil! Daha önce bunu söylesene! Şimdi işin ciheti değişti, kitaba bakmak lâzım!” GÜNÜN SÖZÜ Ay, dolunay olduktan sonra küçülmeye başlar. Hayat da öyledir!