Bu Dünya Kupası’nda Fransa’nın hücum hattı çok ürkütücüydü rakip takımlar için. Turnuvada çoğu maçta 5-6 dakikada oyunu kolayca koparmışlardı. İspanya bu kupaya Avrupa şampiyonu apoletliyle gelmişti fakat çok tat vermiyordu. Tabii kompakt yapıları yine iyiydi ve rakipleri onlar karşısında gol pozisyonuna girmekte bile zorlanmıştı son oynadıkları Belçika maçına kadar. Dün gece Fransa’nın birinci bölgesi dahil sahanın her bölgesinde pres yapan bir İspanya gördük ilk devre. Mbappe, Dembele ve Olise sert savunma ve pres karşısında etkisiz kaldılar. Fransa’nın ani atak girişimlerinde bile mükemmel organizasyonu ile İspanya savunması, ofsayt taktiğini çok iyi uyguladı. Digne’nin Yamal’a attığı tekme ve penaltıdan gelen Oyarzabal’ın golü, Fransa’nın dengesini iyice bozmuştu. Kaleyi bulan isabetli şutları bile yoktu Fransızların. Ruiz ve Rodri, savunma anlamında orta alanı domine eden performanslarıyla arkadaşlarını rahatlattılar. İspanya’ya karşı yenik oynamak büyük dezavantaj çünkü iki beklerini de oyunun her anında çok iyi hücuma çıkartabiliyorlar. Pedro Porro ikinci golü atınca Fransa tamamen şoka girdi. İspanya sanki gruptan çıkmayı garantilemiş, bir formalite maçı oynuyormuşçasına rahat şekilde finale yükseldi ve Dünya Kupası’nın kuvvetli adayı olduğunu kanıtladı.