“Petrolü ve değerli madenleri olan ülkelere çökme” zorbalığı kendini açığa vurdu. Bu daha başlangıç. Uzman isimler; sırada Küba, Kolombiya, Grönland, Meksika var diye açık açık söyleyip yazıyorlar.
Dünya nereye?
Bizi ne bekliyor?
★★★
Bu gidişin sonunda; “Avrupa ile Çin, muhtemelen yanlarına Rusya’yı da alarak” zorbanın süper silahlı gücüne karşı birleşebilir. Üçüncü Dünya Savaşı başlayabilir. Başladı bile diyenler de haklı çıkabilir. Birinci Dünya Savaşı ile İkinci Dünya Savaşı da “Petrole-yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, dünya ticareti ile pazarlarına çökme kapışmasından” patlamıştı.
★★★
İlk iki dünya savaşını başlatanlar da; “Dünyaya uygarlık dersi veren” görüntüler içindeydi. Vahşi yüzlerini, ülkelere silah gücüyle el koyup yönetme yoluyla dışa vurmuşlardı. ABD, iki Dünya Savaşı’nı da başlatan değil en son giren olmuştu. Araya bir de soğuk savaş girmiş ve dünyaya şöyle bir tablo hakim olmuştu.
Uygar ülkeler.
Vahşi ülkeler.
Yukarıdakiler.
Aşağıdakiler.
İleri ülkeler.
Geri kalmışlar.
★★★
Bu tablo içinde tarih ABD’ye “Küresel Güç Olma” şansı verdi. En büyük askeri, diplomatik, ekonomik, teknolojik güç oldu ve dünyanın buluş yapan insanlarını kendi üniversitelerine çekti. Bütün insanlığa demokrasi, eşitlik, uygarlık, birlikte üretip hukukça paylaşma, her ulusun kendi kaderini kendisinin tayin etmeyi öneren, örnek ülke oldu.
Sonunu getiremedi.
Maduro kaçırıyor.
Bununla şişiniyor.
Yükseldi, başı döndü.
★★★
Dünyanın en güçlü, en zengin, en müreffeh, en nüfuzlu, en çok buluş yapan, en çok sayıda dünya markası yaratan, en dinamik ulusunu yaratan ülke ABD, “Ben İstediğim ülkeye el koyar, yönetirim” modelini kabul ettirmeye soyundu.
Venezuela ilk değil.
Afganistan’da denedi.
Irak’ta; “Vura vura, öldüre öldüre, bombalaya yıka demokrasi ve piyasa ekonomisi getireceğim” hikayesi uydurmuştu. Hem Irak’ da ve hem Afganistan’da çok başarısız oldu.
★★★
2021 yılının Ağustos ayında ABD ordusu Afganistan’dan çekilme kararı aldığında Washington’daki raporlar; “20 yılda Afganistan’a 1 trilyon dolar harcadık” açıklaması yapmıştı. Büyük Amerika yönetiminde 1 Trilyon dolar yatırım ile Afganistan’ın bugünün Çin’i olması gerekirdi.
Niçin olmadı?
Çünkü “Afganistan’da 1 trilyon doların yüzde 95’i Amerikan askerlerine, silahlarına, cephanelerine, yiyip içtiklerine, işbirlikçi Afganlara verilen rüşvetlere, özel görevlendirilmiş Amerikan ajanlarına” harcanmıştı. Afganistan kalkınmasına ayrılan miktar 1 trilyon doların ancak yüzde 2’si olmuş ve ABD ordusu arkasında ülkeyi çok geri bir yönetime teslim edip, dönmüştü.
★★★
“En ileri ülke ABD’nin akıl hocalığı yaptığı Afganistan, bugün gezegenin en gerici yönetimi Taliban’ın postalları altında geleceğini arıyor” oldu. Ve şimdi ABD’nin dev şirketlerinin adamı kibir küpü başkanı Trump, “Venezuela’yı Afganistan Yapma Modeli” başlattı.
Afganistan’a bak!
Gör Venezuela’yı!
Bu modelin sonunda; Venezuela halkı, ülkeyi çok kötü yöneten Maduro’yu mumla arayabilir. Irak halkı da Saddam Hüseyin’i mumla arar olmuştu, hala arıyor.
★★★
Trump’ın bugün ABD’yi; “El koyulacak petrol, değerli metaller, maden yatakları, satılacak savaş uçakları, indirilecek gümrük tarifeleri, işgal edilecek kıtalar, bölge devletleri, kaçırılacak başkanlar” peşinde ülke yaptığını ilan etti.
Çin, Avrupa ile.
Avrupa, Rusya ile.
Rusya, Hindistan ile dayanışma içine girebilir. Belki de 3. Dünya savaşı patlamış olabilir.