Şans oyunları vergisi tahsilatı son yıllarda rekor üstüne rekor kırıyor. Sevinmeli miyiz? Maliye Bakanlığı bu tahsilat verileriyle gurur mu duymalı? Türkiye Varlık Fonu, kumarı artırma şartlı özelleştirmesinin yol açtığı toplumsal tahribattan haberdar mı?

Soruları uzatabiliriz. İlgililer ne cevap verir, hatta bir cevapları var mı bilemiyoruz. Ancak ortada bir gerçek var. O da son dönemde kumar bağımlılığının yaygınlaştığı, onlu yaşlara kadar indiği, kumar illeti nedeniyle insanların ocaklarının söndüğüdür.

Yasal ve yasa dışı kumarın her ikisi de toplumsal hastalıktır. Yeşilay’ın raporlarına yansıdığı üzere yasa dışı kumara giden yolun %72’si yasal mecralardan geçmektedir. Kumara sağlanan yasal zemin, kumarı normalleştirerek yasa dışına ‘müşteri’ hazırlayan bir basamağa dönüşmüştür. Bu nedenle kumar bağımlılığı ile mücadele siyaset üstü bir konudur ve yasal kumar dizginlenmeden yasa dışı kumarla da mücadele etmek mümkün değildir.

Kumar Vergisi tahsilatında rekorlar çağı

Şans Oyunları Vergisi ismini hiç sevmem. Gerçeği yansıtmıyor. Olayı hafifletiyor. Oysa işin aslı, bu verginin kaynağı bal gibi kumardır. Bu nedenle, bu vergiye “kumar vergisi” demek acı gerçekle yüzleşmek açısından daha doğru bir isimlendirmedir.

2019 yılında Şans Oyunları Vergisi’nden sadece 1.6 milyar lira tahsil edilirken, 2025 yılında bu tahsilat tutarı 55.5 milyar liraya çıkmıştır. 2019-2025 döneminde toplam vergi gelirleri %1540 artarken Şans Oyunları Vergisi %3204 artmıştır. Genel vergi artış hızını ikiye katlayan bu ivme ülkeyi idare edenleri hiç mi düşündürmüyor?

Kaynak olarak ekle

2019 yılından sonra ne oldu da kumar vergisi tahsilatı uçuşa geçti, adeta Ş.O.V. yaptı? Cevap çok basit: Milli Piyango İdaresi özelleştirildi. İşin en vahim tarafı ise özelleştirmenin kumar cirosunu artırma şartına bağlanmış olmasıydı. Diğer taraftan spor toto hasılatı da her geçen yıl rekorlar kırarak arttı. Sonuç mu? Yanlış kamusal politikalar yoluyla kumar bağımlısı bir toplum. İnanın, bu konu siyaset üstü bir konudur ve önlem alınmakta çok geç kalındı. Ama zararın neresinden dönülürse kâr diye konuyu gündeme getiriyorum.

Kumarı artırma şartlı özelleştirme olur mu?

Milli Piyango lisansı 2017 yılında 49 yıllığına Varlık Fonu’na devredildi. Bunun üzerine hasılat paylaşım modeliyle ihaleye çıkıldı. İhale 2019 yılında sonuçlandı. Gelir paylaşımı esasına dayanan 10 yıl süreli sözleşmeye göre, Şans Dijital ve İnteraktif Hizmetler Teknoloji Yatırım AŞ’nin yüzde 51 ve İtalyan Sisal S.P.A’nın yüzde 49 katılımıyla kurulan Sisal-Şans Ortak Girişimi, Milli Piyango’dan elde edilen hasılatı 2020 yılı için en az 9 milyar 320 milyon TL’ye çıkarmayı taahhüt etti. Türkiye Varlık Fonu’nun sitesinde bu durum “Milli Piyango’da ciro 2020 yılında 3 katına çıkacak” diye kamuoyu ile bir müjde havasında paylaşıldı. Yeni modelde bayilerin sayısı ilk iki yılda 10 bine çıkacaktı. Hızla bayi sayısı artırıldı. Her yere bayilik verilerek kumara erişim kolaylaştırıldı. Böylece, ne kadar çok kumar oynatılırsa o kadar çok para kazanılacağı bir durum yaşandı.

Şans oyunlarında 2020 yılından itibaren başlayan hızlı artış ivmesi, Milli Piyango’nun hasılat paylaşım modeli sonrasında bayi sayısını artırmak, reklamlar ve online sunulan hizmetlerle kumara her yerden 7/24 erişmek mümkün hale geldi. Meşrubat büfeleri, bakkallar, kırtasiyeler birer kumar şubesine dönüştü.

Kumarhaneleri, casinoları kapatan Türkiye’de, her bir cep telefonu adeta 7/24 faaliyet gösteren, her yerden erişilebilen birer kumarhane haline geldi. Kumarhane ceplere girdi. Bu durum, ülkede yasal kumarın hızla yaygınlaşmasına neden oldu.

Milli Piyango yeni sistemde, her türlü pazarlama tekniğini kullanmakta, yeni üyelere bonus vermekte, arkadaşını getirene bonus sunmakta ve insanları yasal kumar içine çekmek için her türlü yöntem ve yolu kullanmaktadır.

22 yılda yüzde 104 bin oranında artan kumar hasılatı

Türkiye’de kumarın hızla yayılmasında Spor Toto üzerinden işleyen sistemin de maalesef etkisi büyük oldu. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı İddaa oyunun yurt genelinde yaygınlaştırılması ve bahis oyunları hasılatının arttırılmasına yönelik başbayilik ihalesi açıldı. Böylece oyunun teknolojik olarak takip ve sistemsel geliştirilmesi ile risk yönetimi işi, baş bayii olarak özel bir şirkete verildi. Bu şirket kendisine alt bayiiler oluşturdu ve bu oyunu geliştirilip yaygınlaştırdı. 2003’te yıllık 17 milyon dolar satış hasılatı elde eden Spor Toto Teşkilat Başkanlığı her yerde oynanabilen İddaa sayesinde bu tutarı 2024 yılı sonu itibarıyla ortalama kurla 17.7 milyar dolara yükseltti. Artış oranı yüzde 104 bin. Yüzde 104 bin oranındaki bu artışın izahı mümkün değildir. Bu astronomik artış, toplumun temeline konulan bir dinamittir. Bu dinamitin konulmasında kamunun ana aktör olarak yer alması ise üzücüdür.

Türkiye’de kumar ve yasa dışı bahis sorunu yalnızca adli bir vaka veya vergi kaybı meselesi değildir. Aksine halk sağlığını, aile yapısını ve milli ekonomiyi tehdit eden bir “ulusal güvenlik sorunu”dur. Devletin asli görevi, kumarı “şans oyunu” adı altında normalleştirip daha çok vergi toplamak, daha çok özelleştirme geliri elde etmek değil; gençleri ve toplumun geleceğini bu bağımlılık sarmalından korumaktır.