"Altın Ayı" ödüllü yönetmen Fatih Akın’ın bir Ermeni erkeğin hayatını anlattığı yeni filmi The Cut / Kesik’in galası önceki akşam City’s City Life sinemasında gerçekleşti .Prömiyeri geçtiğimiz Ağustos ayında Venedik Film Festivali’nde gerçekleşen The Cut /Kesik’in galasına aralarında Meltem Cumbul, Güven Kıraç, Rıza Kocaoğlu, Nursel Köse, Lale Mansur ve eşi Cem Mansur, Nejat İşler, Beste Bereket, Şevval Sam, Selen Öztürk, , Ekin Mert Daymaz, Berk Atan,Serkan Çayoğlu gibi oyuncuların yanı sıra gazeteci ve yazar Can Dündar ve usta fotoğraf sanatçısı Ara Güler de katıldı. Filmin senaristi ve yönetmeni Fatih Akın’ın gala için Türkiye'ye gelirken, filmin oyuncularından Kevork Malikyan, Bartu Küçükçağlayan ve Çiğdem Aksüt'le basının karşısına geçti. 20 Milyon Dolarlık bütçesiyle dikkat çeken yeni filminin galasına ilgi yoğundu. Galada geniş güvenlik önlemleri dikkat çekerken, filmin gösterime girmesinden sonra tehditler aldığını açıklayan yönetmen Fatih Akın'ı sivil kıyafetli 5 özel korumanın adım adım takip ettiği dikkatlerden kaçmadı.FATİH AKIN ÇARK ETTİ
Filmin gerçekleşen galası için Türkiye'ye gelen ödüllü yönetmen Fatih Akın magazin muhabirlerinin sorularını yanıtladı. Türkiye'ye geldiği için çok memmun olduğunu belirten Akın " Buraya kadar geldik. Çok gururluyum.Burası farklı bir yer, benim için bu film ile beraber. Çok seviyorum, açıkçası senelerce buna uğraştık ve eninde sonunda buraya geldik" dedi. Çekimleri 5 ayrı ülkede yapılan filmin çekim açamaları hakkında konuşan Akın " İmkan vardı, fırsat vardı. Ben de bunları değerlendirdim" dedi. Filmin senaryosu için 7 yıl çalıştığını belirten yönetmen " Bu uzun emeğin sonu burasıymış "dedi. Venedik Film Festivalin'de görücüye çıkan filmi çok sevenlerin yanında sevmeyenlerinde olduğunu belirten Akın, karışık tepkiler olduğunu söyledi. Fatih Akın geçtiğimiz ay Newyork Times'a verdiği röportajda filmin gösterime girmesinden sonra tehdidler aldığı yönünde açıkmaları hatırlatılırken " İlk başta böyle şeyler vardı. Tabi hassas konular.

Beklediğimiz şeyler. Yani her şey değişiyor "dedi. Yine aynı röportajda sarf ettiği "Sanat için ölmeli" sözlerine açıklık getiren " Akın " Röportajın ilk sorusu oydu. Henüz ısınmamıştım. Çok önem de vermemek lazım her söylediğime" diyerek geri adım atması herkesi şaşırttı. Filmin çekimleri için bir çok ülkeyi gezdiklerini belirten Akın, filmin 1. Dünya Savaşının sonrası epik bir film olduğunu belirtti. Filmin dili olarak İngilizce olmasına gösterilen tepkilere değinen yönetmen " Tabi belli bir sinema karşı bundan önce bir kategoride tabi Sezen Aksu'nun dediği gibi "Beni Kategorize" etme şeklinde takıldık" diyerek esprili bir yanıt verdi. Oyuncularından değerli ve cesur ve değerli kişiler olarak tanıtan Akın, renk kattılar diyerek tanıttı. Filmin başrol oyuncuları yönetmen Fatih Akın ile çalışmanın bir ayrıcalık olduğu belirtirken, oyunculardan Bartu Küçükçağlayan'ın "Umutsuzluğa alışmayın ve yatağa küs girmeyin " sözleri oldukça dikkat çekiciydi..
FATİH’İN FİLMLERİ HER ZAMAN ÇOK İYİ
Filmi izlemeye gelerek yakın arkadaşı Fatih Akın'a destek veren güzel oyuncu Meltem Cumbul film hakkında "Çok güzel bir film eminim ki çok beğenilecek. Fatih'in yaptığı filmler zaten her zaman çok çok iyi . Umut ediyorum ki seyirciside bol olur ve izlenir " dedi. Türk Sinemanası'nın 100. yılı ve bir çok filmin gösterime girmesi ile ilgili soruya " Benim de 20. yılım. Türk Sineması bizim için çok kıymetli. Fatih her ne kadar da Alman Sineması'da iş yapıyor olsada bir Türk yönetmen olarak bizimle "Duvara Karşı" ile başlayan süreçte çok güzel köprüler kurduk . Umut ediliyorum ki genç nesillere bunları devir edebiliriz " dedi.

İZLEMEDEN TEPKİ VERMEYİN
Galaya katılan Rıza Kocaoğlu, " Filme destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Filmi izlemeden tepkiler verilmesini yanlış buluyorum. Bu bir film. Yapılan filmler önce izlenir okunur. Sonra üstüne konuşulur. Herkesi filmi izlemeye davet ediyoruz. İlk önce filmi izleyelim daha sonra üstüne konuşalım" dedi. Filmde yer alan Önder Çakan'ın Kobani'de yaralanması ile ilgili konuşan Kocaoğlu, " Abimiz küçük bir rolle destek veren Önder Çakar bugün Kobani'de yaralandı. Şuanda durumu iyi tedavi altında kendisine geçmiş olsun" diyorum.
BODRUM’DAN DESTEK İÇİN GELDİ
Galaya katılan süpriz isim ise 95 günlük hastanede yattıktan sonra Bodrum'a yerleşe Nejat İşler oldu. Arkadaşı Fatih Akın'a detek için İstanbul'a gelen İşler'in neşesi yerindeydi. Fatih Akın ile kameralar karşına geçen Nejat İşler , yakın arkadaşına iltifatlarda bulundu. "Ben Fatih' in hayranıyım" diyen İşler'e Akın'da karşılık olarak bende "Nejat'ın hayranım. Bibirimizi seviyoruz sayıyoruz" diyerek yanıt verdi. Bodrum'a yerleşen ve Gümüşlikspor'da görev alan İşler'e takım ile ilgili sorulan soran magazin muhabirlerine " Bugun Fatih'in günü boş verin takımı" cevapını verdi.
Filmin konusu:
1915, Mardin, Bir gece, Osmanlı askeri şehirdeki tüm Ermeni erkekleri toplar, demirci Nazarat Manukyan'ı da ailesinden koparırlar . Yıllar sonra, iki kızının hala hayatta olduğunu duyan Nazarat, kızlarını bulmayı kafasına koyar. Bu yolculuk onu Mezopotamya çöllerinden Havana'ya, oradan da Kuzey Dakota eyaletinin ıssız ve çorak arazilerine sürüklemiştir. Bu serüven, Nazarat'ı iyi kalpli insanlarla karşılaştırdığı gibi aynı zamanda kötü ve adeta şeytanın vücut bulduğu insanlarla da buluşturur.