Çok sanıklı, çok kapsamlı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) devası devam ediyor. Dava uzadıkça sinirler de geriliyor. Ceza alsa bile bugüne kadar cezaevinde geçirdiği süre verilecek cezayı karşılayacak olanların tahliye edilmemesi de hukukçular tarafından sıkça dile getiriliyor, bu durum eleştiriliyor.

Perşembe günü yapılan duruşmada 15 tutuklu sanık serbest kaldı. Son iki değerlendirmede tahliye edilenlerin sayısı 33’e ulaştı. 407 sanıklı davada cezaevinde bulunanların sayısı 77’e indi. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB’nin seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, aynı davadan tutuklu arkadaşları tahliye olmadıkça kendisinin tahliye edilmemesini sıkça vurguluyor. İtirafçılardan Ertan Yıldız, CHP’nin Bakırköy Belediye Meclis Üyesiydi, Adem Soytekin de CHP üyesiydi. Ancak son duruşmada bozkurt işareti yaptı.

SOYTEKİN’İN SORGUSU ÖNE ÇEKİLDİ

Adem Soytekin 87 sırada yer alıyor. Ancak can güvenliğinin tehlikede olduğunu öne sürdü ve sorgusu da öne çekildi. Bu yönüyle Soytekin şanslı. Çünkü, dinlenmesi öne çekilmemiş olsaydı haziran ortalarında kendisine sıra gelebilecek, dolayısıyla cezaevinde yaklaşık 2 aya yakan daha kalacaktı.

Soytekin, daha önce savcılıkta alınan ve yeterli görülmemesi nedeniyle tekrar tutuklanmıştı. Savunmasında çapraz sorulara çelişkili cevapları da oldu. Diğer sanık avukatlarına göre Soytekin hiçbir somut delili ortaya koyamadı. Buna rağmen tahliye edildi.

YATTIKLARI, CEZAYI KARŞILIYOR

Mahkemenin iki incelemesinde tahliye edilenlerin önemli bir kısmının da ‘Yatar süresi’ olmadığı anlaşılmıştı. İddianamede istenen cezalar göre içeride yatma süreleri dolmuş insanların önemli bölümü tahliye edilmedi. Hatta bazılarının yeni Ceza İnfaz Yasası’na göre suç tarihleri eski olduğundan, ondan da yararlanıp tahliye edilmeleri bekleniyordu. Ancak, avukatlar bunun dikkate alınmadığını söylediler. İki tutukluluk incelemesi sonucu tahliye edilenler şunlar:

İlk tutukluluk incelemesimnde tahliye edilenler: Ebubekir Akın, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şiroğlu, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Sırrı Küçük, Kadir Öztürk, Sabri Caner Kırca, Mustafa Bostancı, Baran Gönül, Mahir Gün, Kadriye Kasapoğlu, Davut Bildik, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş, Başak Tatlı, Nazan Başelli

İkinci tutukluluk incelemesinde tahliye edilenler: Emrah Yüksel, İsmet Korkmaz, Mehmet Çağlar Kuru, Nuri Cem Ceylan, Ulaş Yılmaz, Yusuf Utku Şahin, Esma Bayrak, Çağlar Türkmen, Murat Keleş, Fatih Özçelik, Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Adem Soytekin.

SENİ DE İÇERİ ATARLAR!

CHP eski Milletvekili Aykut Erdoğdu da cezaevinde. İddianamede yer alan suçlamadan hapis cezası alması halinde bile, cezaevinde yatması gereken süreyi doldurmuş durumda. Ayrıca, suç tarihinin İnfaz Yasası kapsamına girmesi nedeniyle bu yasadan da yararlanıyor. Erdoğdu ile benzer durumda olan çok sayıda tutuklu bulunuyor.

Avukatlar önceki gün daha fazla tahliye bekliyordu. Bu gerçekleşmedi. Eşi 406 gündür cezaevinde olan Dilek Kaya İmamoğlu, da Aykut Erdoğdu’nun eşi Avukat Tuba Torun da daha önce ki açıklamalarını sakin bir dille yaparken perşembe günü ikisi de öfkeliydi. Öfkeden ne söyledikleri bile anlaşılmıyordu.

Aykut Erdoğdu’nun tahliye edilmediği anlaşıldığında eşi Tuba Torun resmen sinir kriz geçirdi. Aykut Erdoğdu, kendini unuttu eşine moral veriyor, bir taraftan, “Sakın yanlış bir şey yapma seni de içeri atmasınlar. Bir kişi içeride yeter” diyordu.

HAYAL KIRIKLIĞI

Avukatları en çok şaşırtan ise savunmalar hemen tüm iddiaları çürüten üst düzey yöneticilerin hiçbirinin tahliye edilmemesiydi. Avukatlara göre haftanın olayı da itirafçı tutuklu sanıklardan Adem Soytekin’in tahliyesi oldu. Hakimler ne kadar da gayret etse de, sanık avukatları yargılamanın çok yavaş ilerlediğini, çok uzun aralar verildiğini ve sanık sayısı dikkate alındığında ilk savunmaların alınmasının bile yıl sonunu geçebileceği görüşünde.

Perşembe günü yapılan duruşmada 15 sanık hakkında tahliye kararı verilmiş olsa da, beklentiye göre büyük hayal kırıklığı yarattı. Günün sürprizi olarak avukatlar Adem Soytekin’in tahliyesini gösterdi.

Camilerde toplanan para nereye gidiyor?  

Sıkça gündeme gelen bir konu, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin 7 bakanlığın bütçesinden fazla olduğudur. Keşke o bütçe ile yetinilse. Her Cuma günü olduğu gibi dün de Cuma namazı sonrası camilerde para toplandı. Toplanan yardımların yerini bulup bulmadığı derin bir soru. Bunu konuyu elimdeki belgelerle birlikte Diyanet yetkilisine sordum.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini konularda en yüksek karar organı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı’dır. Kurul’un genel prensiplerine ve İslam Hukuku’na göre, “Bağışların amaç ve yer doğrultusunda kullanılması esastır” deniliyor. Acaba bağışlar amaç ve yer doğrultusunda kullanılıyor mu? Diyanet yetkilisi belgeleri inceleyince, “Kullanmıyor” dedi.

AYNI KONU, FARKLI YAZI

Örneği Ankara- Keçiören Müftülüğü’nden vereceğim. Dün, Cuma namazından sonra vatandaşlardan yardım toplandı. Para, Keçiören Veysel Karani Camii Diyanet Gençlik Merkezi’ne, Giresun-Eynesil ilçesi Yeşil Cami yapımına, Trabzon Vakfıkebir Müftülüğünün dini ve hayrî hizmetlerine, Keçiören Müftülüğüne bağlı cami ve Kur’an Kursları ile Diyanet Vakfı Keçiören Şubesinin ihtiyaçlar için istendi.

Resmi onayda yazılan ile imamlara gönderilen farklı

Müftülüğün yardım toplanmasıyla ilgili resmi “Olur” yazısında camilerin yanı sıra, Diyanet Vakfı’nın da adı geçiyor. Ama camilere gönderilen whatsApp mesajında Diyanet Vakfı çıkarılıyor.  Konuştuğum Diyanet yetkilisi, “Vatandaş camilere yardım için para veriyor ama yardım toplanan yerler arasında holding olan Diyanet Vakfı bulunduğunda vermiyor. Müftülükler de bunu bildiği için yardım toplanacak yerler listesinden Diyanet Vakfı’nı çıkarıp camilere gönderiyor. Vatandaş kandırılıyor” dedi.

Toplanan paraların nasıl harcandığı konusunda da soru işaretleri var. Gerçekten bunlar yerine gidiyor mu, yoksa bu paralanın bir bölümüyle Diyanet üst yöneticilerine pahalı hediyeler mi alınıyor, yemekler mi veriliyor? Bu konuda yaygın söylentiler, iddialar var.

Biz en azından bunun gerçek olup olmadığının ortaya çıkarılmasını dileriz.