Toplumumuzu ümmet durumundan ulus düzeyine çıkaran cumhuriyetimizin en önemli niteliklerinden biri de düşünce ve inanç özgürlüğünün güvencesi olan lâikliktir. Yasalar ve anayasa ile güvence altına alınan lâikliği, cumhuriyet, Atatürk ve hukuk karşıtı kendini bilmezler din düşmanlığıyla suçlamışlar, şeriatçılık, köktendincilik, mezhepçilik, tarikatçılıkla, aşiretçilikle, çıkarcılıkla, siyasal konum aracı edinmek çabasıyla geçersiz kılmaya çalışmışlardır. Lâikliğin dinsizlik olmadığını söyleyenlerin yaşamlarına son vermeyi de başarı, beceri, görev saymışlardır. Nice değerli aydınımıza kıydılar.
Bağnazlık ve yobazlığın tarihimizdeki kanlı olaylarını anımsatarak üzüntüleri yenilemek istemiyoruz. Ancak, günümüzde de bu sapkınlık girişimleri sürmektedir. Ortadoğu’yu kana bulayan aşırı dinci, gerçekte dinsizlerin neden olduğu kötülükler, kıyımlar, yıkımlar ortadadır. İnsanlıkla ilgisi olmayan insanların dindarlıkla ilgisi asla olamaz. Aklı olmayanın dini olmaz. Din aklı değil, akıl dini var eder. Dinsiz akıl olur ama akılsız din olmaz. İnsan için, kabul ettiği şey vardır, etmediği yoktur.
ATILIM
Bilim temelinde Atatürk’ün “Türk Devrimi” adını vererek başarıyla sonuçlandırdığı atılımlar inanç bağlamındaki zincirleri kırmış, medreselere, muskalara, üfürükçülere, tekke ve zaviyelere son vererek aklın aydınlığını en renkli ufuk olarak sağlamıştır. “Benim dinim akla uygun en son dindir” diyen, Balıkesir Paşa Camii’ndeki (eski Zagnos) konuşmasıyla tertemiz inancını açıklayan Mustafa Kemal, gerçek ve saygılı bir din bağı olan Türk’tür. Bugün Türk, Türkiye, lâik cumhuriyet ve kurucularının karşıtı olanların hiçbiri Atatürk ve İnönü’nün binde biri kadar inançlara saygılı değildir.
Oy için, çıkarları için, devlet ve ulus adına kullanmak istedikleri yetkiler için inanç sömürüsü yaparak halkımızı aldatanlar siyaset bezirgânlarıdır. Yetersiz bilgileri ve yeteneksiz kişilikleriyle söz etmeye kalkışanlara Prof. Dr. Necip BİLGE’yi, Prof. Dr. Neşet ÇAĞATAY’ı, Prof. Beyza BİLGİN’i, Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK’ü, Prof. Dr. Neda ARMANER’i, Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK’u anlayarak okumalarını öneririz.
İç savaş niteliğindeki durumlar, çevremizdeki ülkelerle bozulan ilişkiler, Fethullahçılarla PKK’lılar tarafından aldatıldıklarını söyleyen yöneticiler, “İhanet ettiler” açıklamasıyla doğrulanan ortaklık ve birliktelikler, kadınlara saldırılar, köktendinci açılımlar, mezhepçilik ve tarikatçılık ile salgın durumunu alan çıkarcılık ve partizanlıkla kararan ortamın yeni yılda insanlık, hukuksallık, adalet, ahlâk, bilgi ve barışla aydınlanmasını diliyoruz. Her tür sömürüden, yapaylıktan uzak bir yaşam, yaraşır olanların en doğal hakkıdır.