Yalçın Toker, 54’üncü kitabını yazdı.
Bu kadar çok kitabı olan yazarların sayısı azdır.
Mesela, benim kitaplarımın sayısı (20’si Kara Murat romanları olmak üzere) 30’dur.
Yalçın Bey, zor bir işi başardı.

* * *

Yalçın Toker’in yeni kitabının adı: “Tayyip Bey’e Satırlar”
Yazar şöyle diyor:
“Televizyonu her açtığımda karşıma Tayyip Bey çıkıyor. Çünkü birkaç kişilikli televizyon dışındaki, bütün kanallar yağcılık, yandaşlık ve büyük çıkarlar peşinde koşan patronların elinde.. Bu yüzden televizyonlar, ya yağcılık gereği, ya da az sayıdakilerde olduğu gibi dürüst tenkit amaçlı, bütün ekranların Tayyip Bey’le dolduğunu görmektesiniz...
Batı ülkelerinde böyle bir şey olmaz!”

* * *

Toker, şöyle devam ediyor:
“Yalnız televizyonlarda değil, yazılı basında da manzara aynı.. Gazeteler, dergiler, kitaplar büyük çoğunlukla AKP iktidarının emrinde..
Gazetecilikle alâkası olmayan bir sürü adam, sırf büyük çıkarlar uğruna gazete sahibi olmuşlar, iktidara yağcılık, yandaşlık yaparak büyük paralar kazanmaktalar. Gazeteciliğin ilkeleri, objektiflik, halkı bilgilendirme görevi gibi değerler ayaklar altına alınmış..
...Gazetelerin çoğu Tayyip Bey’in emir kulu durumunda.. Bunlar olayları tarafsız haberci gözü ile değil, Tayyip Bey’in gözü ile görmek, yazmak zorundalar. Yorumlarını da Tayyip Bey’in istediği şekilde yapmaya mahkûmlar! Basını bu hale gelen toplumda demokrasiden söz edilebilir mi?”

* * *

Yalçın Toker bu kitabında değişik bir eleştiri tarzı deniyor, önemli yazarlardan alıntılar yaparken birer parantez açıp kendi görüşlerini yazıyor, ilginç yorumlar yapıyor.
Tayyip Bey’in yanılgılarını gözler önüne seren Yalçın Toker’in kitabı 303 sayfa... Üç gecede okuyup bitirdim. (TOKER Yayınları - 0 535 319 93 49)

Merkez sağ birleşmeli!

Günler hızla geçiyor. Seçime dört ay bir hafta kaldı.
Meclis dışındaki partiler ne yapıyor?
Merkez sağ partilere mensup 750 siyasetçi Demokratlar Platformu adı altında toplandı.

* * *

Demokrat Parti Genel İdare Kurulu üyesi İbrahim Çetinkaya yaptığı konuşmada vatandaşın bir arayış içinde olduğunu söyleyerek:
“Bugün ülkemizdeki parlamento halkın değil, üç parti liderinin parlamentosudur. Merkez sağı kapsayan parti Demokrat Parti’dir. Yeni kurulan partilerin AKP’nin değirmenine su taşımamak için Demokrat Parti’de birleşmesi gerekiyor. DP’nin seçimlere katılarak parlamentoya taşınması Türk siyasetine denge getirecektir.” dedi.

* * *

Çetinkaya doğru söyledi. Fakat bu akılcı çağrıya hangi sağ parti uyar?
Seçime ayrı ayrı girerlerse, yine baraj altında kalıp, boğulurlar! Bunu ciddi olarak düşünmeleri lâzım.

“Fuhuş” tavan yaptı!

“Muhafazakârız diyen bu iktidar zamanında esrar ve eroin kullanımı ilkokul çağına kadar düştü. Emniyet Genel Müdürlüğü raporlarına göre uyuşturucu madde kullanımındaki artış ‘Yüzde 1700’e ulaştı, boşanmalar 28 misli, fuhuş yapan kadınların sayısı da 16 misli artarak tavan yaptı.
İslâmî söylemlerle 13 yıl içerisinde toplumun değerleri yok edildiği, toplumsal çürümenin arttığı bir süreçten geçiyoruz. Toplumun yüzde 85’i bankalara ve kredi kuruluşlarına borçlu durumda.”
Bu tespitler, MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz’a ait.
İktidarın, ülkemizi getirdiği nokta bu!

Te­bes­süm

Hanımların yaz tatili!
İstanbul’un iki sosyetik işadamı ile arkadaş olan Temel, sohbet ediyorlar... İşadamlarından biri:
“Ben bu yaz da karımı Majorka adasına tatile göndereceğim...” diye konuşuyor.
Diğeri de onu onaylayarak:
“Çok doğru yapıyorsun. Hanımları seyahate yollamakta fayda var. Ben de karımı geçen seneki gibi Hawaii’ye gönderip burada başımı dinleyeceğim.” diyor.
Temel adamları ses çıkartmadan dikkatle dinliyor. Ona ne düşündüğünü sorduklarında Temel:
“Valla”diyor “Ben hiçbir yere yollamayacağum. Karımı ben kendim seveceğum!”

Gü­nün Sö­zü

Tanrı, akılsız insanlara ağzı konuşsunlar diye değil, yemek yesinler diye vermiş!