Solcu yazarların konuşma ve yazım dilinde “Burjuva” zengin demek. Bankacı, sanayici, tüccar, borsacı, banker, fon kurucusu, müteahhit, işçi emeği ve alın terinin yarattığı artı değere el koyucu; bunların hepsi burjuva. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de her liderin bir dönemi, her dönemin de burjuvaları (zenginleri) oldu. ★★★ Mustafa Kemal Atatürk yaşarken CHP dönemi zengini pek çıkamadı. Çünkü 1920’de ülke çok yoksul ve haraptı. Türkiye planlı devletçi ekonomik kalkınma modeli ile “yoksulluktan kurtulma mücadelesi” verdi. İsmet İnönü, Atatürk’ den daha fazla devletçiydi. İnönü’den sonra “burjuva yaratarak (özel sektör iş adamı) kalkınma modeline” geçilince Menderes, Demirel, Özal kendi dönemlerinin zenginlerini var ettiler. Korudular. Kolladılar. Tarımdan sanayiye! Devletten özel sektöre! Gelir transfer ettiler. ★★★ Ama burjuva yaratmada Tayyip Erdoğan dönemi kadar, “göz göre göre, vahşice, adaleti hançerleyip yandaş zengin peydahlama” hiçbir zaman yaşanmadı. Biz unutkan insanlarız. Çok çabuk unutuyoruz. Tayyip Erdoğan dönemi “kendi zenginini yaratmaya garanti vererek” başladı. İhale kanunu değiştirildi. Hazine garantisi ateşlendi. ★★★ Havalimanı işi verilen. Köprü işini alan. Otoyol işini, tünel, hastane binası devlet işi kendilerine Hazine garantili verilen “Tayyip dönemi zenginlerinin şirketlerinin sahipleri çok başarılı iş adamı” diye övülüp göklere çıkartıldılar. Fakat işler kötü giderse Hazine kaynağı (yani halktan toplanan vergi), yeni dönem zenginlerinin imdadına koşturuldu. İşi kurallara ve adalete uygun beceremediği halde yüksek kârı, uçuk kazancı, arka sıvazlamayı, başarı plaketlerini “Tayyip Dönemi Zenginleri” aldı. Hazine garantisiyle başlayan bu “ar damarı çatlamış arsız burjuva yaratma modeli” işte bugün sonuçlarına katlandığımız “Tayyip dönemi fon burjuvalarını” yarattı. ★★★ Fon burjuvaları! 9 ayda doğmadı. 25 yılın son yan ürünü olarak gözetilerek, kayrılarak, kollanarak, adeta özel cam fanuslar içinde peydahlandı. Fan-fin-fon! Bizim oğlan. Bizim kız! Kurun bir fon. Biz SPK, BDDK, SDDK, TCMB, TMSF, BORSA BAŞKANLIĞI, MASAK, CUMHURBAŞKANLIĞI STRTEJİ VE BÜTÇE BAŞKANI hepimiz aynı anda gözlerimizi kapatır, kulaklarımızı sağır ederiz. Duymayız. Görmeyiz. ★★★ Al yapın! Sat yapın! Kendi aranızda şişirin fonunuzdaki hissenin fiyatını ve elinde üç beş kuruş parası olanları baştan çıkarıp fonunuza yatırımcı yapın. Dış bağlantıları da kurun biz yine görmeyiz, yine duymayız. Fonunuzun büyüklüğü bir yılda 3.6 milyar TL’den 136 milyar TL’ye, holdinginizin borsa değeri 8.9 milyar TL’den 1.1 trilyon TL’ye ve fonunuzun yıllık getirisi 0 (sıfır) iken artı 3.000’e çıksın. Bu noktada; siz çekip kendi paranızı yurt dışı bankalara götürün, yat alın. Biz görmeyiz. ★★★ Tayyip Erdoğan döneminin son yan ürünü fon burjuvaları asılında “devlet kurumları desteğiyle baştan çıkartma zenginliği yaratmak” değilse nedir? Baştan çıkart: Küçük yatırımcıyı soy! Baştan çıkart: Yandaşı zengin et! Şimdi diyorlar ki, bu “baştan çıkartma zenginliğinin” hesabını da bu ortamı yaratan Tayyip Erdoğan dönemi bakanları ile yüksek bürokratları sorsun! Hepsi oradaydılar! ★★★ Tilkiye, “gel seni tavukların kümesine bekçi yapalım” demişler. Tilki, katıla katıla gülmüş! Cumhurbaşkanı istifa etmelidir! Halkın önüne sandık gelmelidir! Üç yıldan beri sürmekte olan yapışkan ve derin ekonomik kriz ile son yaşanan “fon faciasının” da baş sorumlusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. Başta Maliye Bakanı tüm denetleyici ve gözetici kurumlar (SPK, BDDK, SDDK, TCMB, TMSF, BORSA BAŞKANLIĞI, MASAK, CUMHURBAŞKANLIĞI STRTEJİ VE BÜTÇE OFİSİ) başkanlarını Cumhurbaşkanı atadı. Tayyip Erdoğan ve kadrosu halkın çoğunluğunun gözünde “güvenilirliğini ve inanılırlığını” yitirdi. Necmettin Erbakan döneminden beri Tayyip Erdoğan’ı önce Belediye Başkanlığı ve sonra da AKP’yi kurup Başbakan ve Cumhurbaşkanı seçildiği dönemlerde her fırsatta destekleyen, onu evinde ağırlayan, danışmanlık yapan, aynı siyasal İslamcı damardan Abdurrahman Dilipak bile; “Maliye Bakanlığı da SPK da ve Borsa yönetimi içinden birileri de sadece işin farkında değil, doğrudan ve dolaylı bir şekilde, oynanan bu kirli oyunun parçası idiler. Sustular, çünkü bunları ayak izlerini takip ettiğinizde, iş zülfiyare dokunuyordu” diye yazdı.