Açlık sınırı olmuş 30 bin lira.... Yoksulluk sınırı ise 98 bin lira...
İktidar en düşük emekli maaşını 20 bin liraya çıkartıyor, AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler bunun bütçeye 69.5 milyar lira yük getirdiğinden bahsederek “Fedakârlık” yapıldığını anlatıyor.
Bu fedakârlık (!) insanlarımızı açlıktan kurtaracak mı?
Anladık, bütçede yeterli para yok ama neden yok?
Bir çok zengin şirketin milyarlarca liralık vergi borçlarını affetmekten ve...
Suriye, Irak, Arnavutluk, Somali, Sudan, Kırgızistan, Kazakistan başta olmak üzere çok sayıda ülkeye milyarlarca dolar yardım yapmaktan devlet hazinesinde para kalmıyor!
Türkiye milli gelirine göre dünyada en çok dış yadım yapan ülke...
Yabancı ülkelere (sanki çok zenginmişiz gibi) cömertçe gönderilen bu paraların bizim vatandaşlara bir faydası yok!
Bu yardımlar milletin rızkından kesiliyor.
Ülkemizde yalnız karnını doyurmak için yaşayan insanların sayısı hızla artıyor.
Herkes dertli. “Bir dokun, bin ah işit!”
Bu feryatları duymazlıktan gelen iktidar, seçim zamanı gelince o insanlardan hangi yüzle oy isteyecek?
★★★
Asgari ücretlilerin, işçi, memur ve emeklilerin dramı bir yana... Ülkede paraya para demeyen, 9 milyon liralık kol saati kullananlar da var.
“Zengini malı züğürdün çenesini yorar” denir ya...
Bir AKP milletvekilinin Meclis’e kolunda 9 milyon 200 bin liralık saatle gelmesi kamuoyunda günlerce konuşulmuştu...
“Ne var yani? Adam çalışmış, çabalarmış, kazanmış... Sen de çalış, senin de olsun” diye ironi yapanlar olmuştu!
Neyse, konumuz adamın 9.2 milyonluk saati değil...
O konuda birçok şey yazıldı-çizildi çünkü...
Bir asgari ücretlinin maaşıyla o saati satın alabilmesi için 27 yıl hiç yemeyip içmeden çalışıp para biriktirmesi lâzım!
Dedik ya... Türkiye çelişkiler ülkesi!
Biz de bunu anlatmaya çalışıyoruz.
★★★
Ülkemizde bir yanda yoksulluk, diğer yanda yaşanan görkemli hayatlar var...
“Bal tutup parmak yalayanlar” mı bunlar?
“Adalet bu mu?” diye soranlar da var.
Günümüzde adaletin tek bir tarifi yok.
Herkesin anlayışına göre değişiyor adalet...
Orta Asya ve Afrika ülkelerine yaptığımız milyonlarca dolarlık yardımları düşününce de “Ayranı yok içmeye” atasözü geliyor aklıma...
İstenen hakça bir düzen!
Günümüzde artık her yerde para konuşuyor.
Paran varsa akan sular durur.
İnsanlar paraya tapıyor.
İşin içine para girdi mi, kimse kimseye güvenmiyor.
Dünyayı para yönetiyor.
Tabii ki, yeteri kadar kazanacaksın ama paraya tapmayacaksın!
Çünkü para alkol gibidir. Çoğaldıkça insanın başını döndürür, bazılarını yoldan çıkarır. Çoğu zaman bunun örneklerini gördük.
Güç sahiplerinin gözleri gerçeklere kapalı, halkın isteklerine kulakları tıkalı olmamalı!
Çok sayıda vatandaşımız derin bir yoksulluk içinde...
Ülke olarak yabancı ülkelerden yüksek faizle aldığımız borçla devlet çarkını döndürüyoruz. Fakat çok zengin bir ülkeymişiz gibi Orta Asya ve Afrika ülkelerine bağışlar yapıyoruz.
Vatandaş sadece “Hakça bir düzen” istiyor, o kadar!
Oy toplamak için seçimden seçime bonkörce dağıtılan ve oraya-buraya savrulan paralarla hiçbir zaman hakça düzen sağlanmaz!
TEBESSÜM
Kırmızı ışık...
Trafik polisi, kırmızı ışıkta geçen bir aracı çevirir, kadın sürücüye:
“Hanımefendi, kırmızı ışıkta geçtiniz!” der.
Kadın mahcup bir halde:
“Çok üzgünüm memur bey...” diye cevap verir.
“Peki, kırmızı ışığı görmediniz mi?”
“Gördüm...”
“Gördüyseniz niye geçtiniz?”
Kadın boynunu büker:
“Sizi görmedim memur bey!”
GÜNÜN SÖZÜ
Bir kere uyanmaya görsün! Uyanan düşünce artık kolay kolay uyumaz!
