Uyuşturucu satışı ve kullanımının bu boyutlara ulaşabileceği pek tahmin edilmezdi. Türkiye, hep “uyuşturucu köprüsü” olarak nitelendirilirdi. Türkiye’nin uyuşturucuda “hedef ülke” olduğu pek gündeme getirilmezdi. Bölücü terör örgütü PKK’nın uyuşturucu ticareti yaptığı ya da yapan kaçakçılara verilen destekten dolayı önemli miktarda pay aldığı biliniyordu.

Artık gemiler dolusu uyuşturucu Gebze, Mersin limanlarına geliyor ya da Türkiye bağlantılı olduğu öne sürülen uyuşturucu başka ülkelere götürülüyor. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının boyutları da operasyonlarla görülüyor.

HEP BARON ARANIYOR

Her zaman olduğu gibi tutuklananların önemli bir bölümünün “torbacı” yani uyuşturucu satanlar olduğu belirtiliyor, ardından “Peki uyuşturucu baronları kim? Bunların arkasında hangi siyasetçiler var?” gibi sorular da hiç eksik olmuyor. Gerçek olup olmadığı bilinmeden yapılan bu açıklamalar da siyasetçiyi halkın gözünden düşürüyor.

Son dönemde tanınmış bazı isimlere yönelik yapılan uyuşturucu, sanal kumar operasyonları psikolojik bir yarar sağlasa bile ülkemizin karşı karşıya olduğu organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar tehdidine bir cevap oluşturmuyor.

Zafer Partisi (ZP), uyuşturucu konusunda bu konunun uzmanı olan isimlerle, evlatları uyuşturucu batağına saplanmış ailelerle işbirliği yaparak bir kampanya hazırlığı içinde. ZP Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, ülkemizin içine girdiği batakla ilgili olarak bize şunları söyledi:

“AYNI AŞAMAYA ULAŞTI”

“2023 Küresel Organize Suçlar Endeksine göre organize suçlarda Türkiye Avrupa’da birinci, dünyada 14’üncü sıradadır. Türkiye’de asayiş ve örgütlü suçların ulaştığı aşama, 1970-1990 arasında terör olaylarının ulaştığı aşama ile aynı boyuttadır.”

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kendisinden önce
organize suçların, uyuşturucu kullanımının ve kaçakçılığının yaygın olduğu bir bakanlık devraldığını söylüyordu. Kuşkusuz kendisinden önce de mücadele yürütülüyordu. Ancak, dönemin bakanının makam odasında isimleri olumsuzluklara karışmış kişilerle çekilen fotoğraflar, siyasete de mücadeleye de güven eksikliği yarattı. 

“2 MİLYON BAĞIMLI VAR” İDDİASI

ZP Genel Başkanı Özdağ, “AK Parti iktidarı narko-terör örgütlerine, organize suç örgütlerine, uyuşturucu çetelerine, sanal kumar örgütlerine karşı gereken kapsamlı ve sert mücadeleyi vermeyerek, hatta zaman zaman çok yumuşak davranarak önünü açmış, açık sınır politikası ile
özellikle Afgan kaçakların ülkemize uyuşturucu nakli gerçekleştirmesini engelleyememiştir.

Uyuşturucu kullanım yaşı 15 yaşın altına inmiştir. 15-64 yaş aralığında uyuşturucu işlemi yapılan oranı 2014’te yüz binde 160,5 iken, 2023’te dokuz yıl içinde yüz binde 413,7’ye yükselmiştir. 2025 itibarı ile uyuşturucu bağımlı sayısının iki milyon
kişiye ulaştığı tahmin edilmektedir.
Çok daha yüksek rakamlar da verilmektedir” diyor.

10 BÜYÜK ÇETENİN TETİKÇİLERİ

İçişleri Bakanlığı İletişim Başkanı Ergün Yolcu, polis ve jandarmanın operasyonuyla ilgili bazı veriler açıklıyor. Sayılara baktığımızda etkili bir mücadele verildiği değerlendiriliyor. Ama, bu örgütler öyle bir yayılmış ki bir suç örgütü etkisiz hale getirilince hemen yerini başka bir örgüt dolduruyor. Anlaşılıyor ki organize suç örgütleri irili-ufaklı bütün ülkeye yayılmış.

Ümit Özdağ’ın anlatımına göre “İstanbul’da 1.000’den fazla tetikçi 10 büyük çetede örgütlenmiş. 15-25 yaş aralığında, çoğu uyuşturucu kullanan, çete mensupları, esnaftan haraç alıyor, uyuşturucu pazarlıyor, kiralık katil olarak hizmet görüyor. Bu çetelerin kartelleşmesi çok uzun sürmeyecektir.”

“TERÖR SUÇU KABUL EDİLECEK

Zafer Partisi’nin nisan ayında açıklanacak “Tertemiz Türkiye” Projesi ile ülkemizi bu sorundan nasıl kurtarılacağı ortaya konulacak. Onlardan bazılarını Özdağ şöyle sıraladı:

-”Yeni uyuşturucu, kumar ve sanal kumar ile mücadele kanunu çıkaracağız. Uyuşturucu kaçakçılığı, insanlığa karşı suç kapsamında tanımlanarak terör suçu kabul edilecek, cezalar artırılacak, infaz indirimi uygulanmayacak.

-Uyuşturucu, tacir ve çeteleri ile bunlarla bağlantılı siyasetçi ve bürokratların bütün mal varlıklarına el konulup devlete devredilecek.

-Bağımlılık ile kitlesel
mücadele için klinik psikolog, uzman eğitimi sağlanacak, denetimli serbestlik müessesesi yargı denetimine alınacak, tedavi gönüllü değil, zorunlu olacak.

ANADOLU KALESİ

-Çetelerin insan kaynakları kurutulacak. ‘Anadolu Kalesi’ Projemiz ile sınırlarımızı teröristlere, göçlere ve uyuşturucu tüccarlarına tamamen kapatacağız.

-Sokak çocuklarını sokaklardan okullara, yurtlara ve atölyelere alarak devletin çocukları haline getireceğiz. Örgütlerin insan kaynaklarını ortadan kaldıracağız.

-Çocuklarını geri kazanma mücadelesinde olan ailelerin yanında olacağız. Geri kazanma mücadelesi ancak aileler ile birlikte gerçekleştirilebilir.

-Yeni tedavi merkezleri açacağız. Bunlar sadece tıbbi değil psikolojik ve sosyolojik rehabilitasyonu da içeren tedavi merkezleri olacak.

ORTAK MÜCADELE

Özdağ, bunları sıraladıktan sonra, “Partimiz, nasıl
sığınmacı ve kaçak sorunu Türkiye’nin gündemine getirdi ve Anadolu Kalesi projesi ile geri dönüş politikasını hazırladı ise şimdi de ‘Tertemiz Türkiye’ Projesi ile organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar konusunu siyasi gündemin parçası haline getireceğiz” dedi.

Aslında bu konular bir siyasi partinin değil, bütün siyasi partilerin ortak konusu olmalı, mücadele yöntemleri birlikte geliştirilmeli.

    -----------------------------

Saygı Öztürk, bugün Adana Kitap Fuarı’nda Doğan Kitap standında kitaplarını imzalayacak.