Reklamsız Sözcü

Kebapçıya hanım eli değerse

27 Aralık 2015

Maslak, iş merkezleri ile dolu bir bölge. Binlerce beyaz yakalı, öğle saatlerinde veya iş çıkışlarında etraftaki lokantaları dolduruyor. Ben Maslak bölgesini çok fazla bilmiyorum. Geçen gün bir arkadaş ile buluşacağız, bana bazı yerleri tarif ediyor, ama bir türlü anlayamıyorum. Eski Sheraton Oteli deyince hemen anlıyorum. Bir zamanların en ünlü otellerinden biri olan Maslak Sheraton Oteli eskiyince el değiştirdi ve şimdi Almanya'nın en köklü otel zincirlerinden birine geçti, söylemesi zor olan Steinberger Oteli'ne dönüştü.

İnsanın gözü okşanıyor

Arkadaşımla Steinberger Oteli'nin altında buluştuk, en kaliteli et lokantaları zincirlerinden biri olan Suda Kebap, burada şube açmış. İsminin yanına Antakya'yı, Adana'yı çağrıştırsın diye Zahter kelimesini de eklemiş. Lokanta içeri girince önce dekorasyonu ile büyülüyor.

Siniler, bakır kaplar, masa düzenleri hiçbir kebapçıda rastlanmayan bir düzenle yerleştirilmiş, insanın gözünü okşuyor. Yerimize oturduktan sonra servis şefine burayı hangi dekorasyon firmasının süslediğini soruyorum. Meğerse bütün bu düzenlemeler bir dekorasyon firmasına değil mekanın sahibesi Ayşegül Ünal'a aitmiş, tebriklerimi sunuyorum.

İddialı olanlar gelsin…

Arkadaşım benim yemeğe olan düşkünlüğümü bildiği için şefe bir mesaj yolluyor, iddialı olan ne varsa gelsin diye. Yani benim tam sevdiğim gibi. Önce ortaya bol zahter ile yapılmış oldukça lezzetli tablaca salatası geliyor, daha sonra da nar ekşisi tam kıvamında zahter salatası ve yemeğe doyamadığım muammara. Muammara bildiğiniz gibi ceviz, salça, ekmek kırıntısı ve tam kıvamında baharatlarıyla yapılırsa çok severim. Lavaş ekmeğine doldurur, doldurur yerim. Başlangıçlar bitti derken patlıcan dolması ve şef Ahmet Yıldırım'ın bizzat elleriyle hazırlayıp servis ettiği lahmacunlar geliyor ama esas büyük sürpriz arkadan gelen bohça gibi yufkaya sarılmış çöp şiş oluyor çok değişik ve güzel bir sunum oluyor. Hele yanına koydukları patlıcanlı pilav ile tam bir lezzet bombasına dönüşüyor. Burada bitti tamamen doyduk derken masamıza gelen mekanın sahibesi Ayşegül Hanım'ın önerisiyle fıstıklı kebap ve terbiyeli şişi de tadıyoruz. Hepsi birbirinden lezzetli.

Yolum buraya sık düşecek

Bu kadar güzel yemeği tatlı ile taçlandırmasak olmaz tabii ki. Gene bu konuda Ayşegül Hanım'ın önerisini dinleyip irmik helvası ve altı nar gibi kızarmış o muhteşem katmeri birer lokma tadacağız diye başlıyoruz bakıyoruz ki katmerin yerinde yeller esiyor.
Çıkışta ameliyatlar yapacağımdan istemeye istemeye bir fincan kahve ile yemeği sonlandırıyoruz. Yemek sonunda Ayşegül Hanım'a ve Adanalı yetenekli şefimiz Ahmet Yıldırım'a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Her ne kadar o gün yemekte görmesek te suda kebapların yaratıcısı Ali İnal Bey'e ve mutfak koordinatörü Ertan Özturan Bey'e selamlarımızı iletiyoruz. Anlaşılan bundan sonra yolumu sık sık Maslak taraflarına düşüreceğim ve bu lezzetleri sık sık tadacağım.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp