Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Atatürk için

10 Aralık 2015

Türkiye'mizle özdeşleşerek kurumlaşan ATATÜRK'ümüz, yurtsever, anlayışlı, değerbilir her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının unutması olanaksız eşsiz büyüğüdür. Kazandırdıklarıyla sonsuza değin bağımsız yaşamamızın temellerini atan, varlığımızı kurtaran, onurumuzu ve namusumuzu koruyan, çağdaşlığın atılımlarından yararlandıran örnek insanın saygınlığını, yüceliğini vurgulayan iki görüşü köşemize alıyoruz. Biri Türk kadınının O'na bağlılığının nedenlerine ilişkin emekli öğretim görevlisi Meral AKINCI'nın açıklamaları, öbürü şair öğretmen Özbek İNCEBAYRAKTAR'ın yeni şiiri. 10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde önemli iki vurgulama.

“ATATÜRK – KADIN

Atatürk'ün aydınlanma yolunu kutsayarak bağrına basan vatandaşlardan biriyim. O yola her göz atışta gözleri dolanlardan, yüreği kabaranlardan. Aklımın diliyle O'nun resimlerinin sergisinde deftere şunları yazdım: ‘Orta yaş dönemini sürmekteyim. Ortadoğu coğrafyasında doğmuşum. Cinsiyetim kadın. Dünyanın bahtı acılı bölgesinin Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşıyorum. Halkımızın büyük çoğunluğu Müslüman. Ben yükseköğrenimliyim. Meslek sahibiyim. Üniversitede dersler verdim. Kendi geçimimi sağladım. Yalnız yaşıyorum. Özgür irademle evlendim, ayrıldım. Tek başıma tatillere çıkıyorum. Uzun uzun yüzmeleri seviyorum. Arabama atlayıp kilometrelerce sürmeyi seviyorum. Muhteşem bir gerilim atma yöntemi bu. Korolara katılıp şarkılar söylüyorum. Uzum uzun akşam yürüyüşlerine çıkıyorum. Ne şanslıyım, ne nimetliyim. Ellerinden öperim. Bir minnettârın.'
Üzerinde yaşadığımız gezegenin adı Dünya. Ben bir Dünya canlısıyım. İnsan türünün kadın cinsindenim.
Yaşamak için dünyaya gelmişim. Tüm canlı-cansız dünya varlıkları gibi. Dünya herkesin olduğu kadar benim de mülküm, karıncanın da. Yaşamak, tüm canlılarla haşır neşir olarak, Dünya'yı adımlayarak, tadarak, topraklara, yapraklara dokunup suları içerek. İnsanın kendini tanımlamayı öğrenip dünya varlıklarından biri olduğunu kavraması gerekir. Yüce Ata'm, onca cansiperâne mücâdelesinin arasında (her biri için ayrı ayrı şükranlarımı sunarım) hemcinslerinin gasp sayılacak hak hırsızlarına göz yummayarak anlamı büyük bir kadın devrimini gerçekleştirmiştir. O olmasaydı bugün gölgelenen yaşamımızın önceki aydınlığını asla bulamazdık.”
“ÖZ­BEK İN­CE­BAY­RAK­TA­R'dan:

MUS­TA­FA KE­MAL

Mus­ta­fa Ke­mal ül­kü ol­muş,
Uzak ya­kın bü­tün bay­rak­lar­da.
O'­nun­la uyan­mış yer­yü­zü,
Sö­mü­rül­müş hak­lar­da.
Mus­ta­fa Ke­mal öz­gür­lük ol­muş,
En gü­zel şar­kı­dır du­dak­lar­da.
Yi­ne ba­şı­mız­da, yi­ne nö­bet­te,
Kim de­miş biz­den uzak­lar­da?
Mus­ta­fa Ke­mal ger­çek ol­muş,
Çın­lar söz­le­ri ku­lak­lar­da:
“Türk! Övün, ça­lış, gü­ven!”
Be­ra­ber yü­rü­yo­ruz şa­fak­lar­da.
Mus­ta­fa Ke­mal be­re­ket ol­muş,
Uza­nıp gi­den bu top­rak­lar­da.
Uy­gar­lı­ğın tür­kü­sü­nü söy­lü­yor,
Gü­rül gü­rül akan ır­mak­lar­da.
Mus­ta­fa Ke­mal tür­kü ol­muş,
İnan­mış du­dak­lar­da.
Pa­rıl­dar öz­gür­lü­ğün­de tut­sak ulus­la­rın,
Dal­ga­la­nır bü­tün bay­rak­lar­da.”

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp