Reklamsız Sözcü

Cumhurbaşkanı Akıncı: ‘İki taraf da kaybetti’

Cumhurbaşkanı Akıncı, Crans-Montana’da 28 Haziran’da başlayan ve bugünün erken saatlerinde sonuçsuz kaldığı açıklanan Kıbrıs Konferansı’nı, kaldığı Grand Hotel Du Golf and Palace’ta düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi. Akıncı, “Buradan çok daha güzel haberleri ulaştırmak isterdik ama olmadı. Dünyanın sonu değildir. Biz Kıbrıs’ta hak ettiğimiz, alnımızın akıyla, onurlu bir toplum olarak yaşamanın yollarını bulacağız, bunu başaracağız” dedi.

android-time 21:31 7 Temmuz 2017
Cumhurbaşkanı Akıncı: ‘İki taraf da kaybetti’
Cumhurbaşkanı Akıncı, Crans-Montana’da 28 Haziran’da başlayan ve bugünün erken saatlerinde sonuçsuz kaldığı açıklanan Kıbrıs Konferansı’nı, kaldığı Grand Hotel Du Golf and Palace’ta düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi. Akıncı, “Buradan çok daha güzel haberleri ulaştırmak isterdik ama olmadı. Dünyanın sonu değildir. Biz Kıbrıs’ta hak ettiğimiz, alnımızın akıyla, onurlu bir toplum olarak yaşamanın yollarını bulacağız, bunu başaracağız” dedi.

Akıncı, Kıbrıs'ta çözüm için kendi nesillerinin son denemesini yaptıkları görüşünü yineleyerek, gelecek kuşaklar için daha zor olacağı değerlendirmesinde bulundu; “Genç kuşaklara başarılar dilerim ama bizden önceki nesiller Kıbrıs'ı bu hale getirdiler, biz bunu düzeltemeye, toparlamaya çalıştık, bunu başaramadık. Temenni ederim bundan sonraki kuşaklar daha iyisini yapsınlar” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Akıncı, konferansın başarısız olmasından duyduğu üzüntüyü ifade ederek ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Objektif durum değerlendirmesi yapmak istediğini ifade eden Akıncı, bütün çalışmalarını eşitlik, güvenlik özgürlük içinde yaşanacak iki kesimli federal bir yapıyı kurmak için sürdürdüklerini vurguladı ve şöyle konuştu: “Bu niteliklerin olmayacağı bir yapıyı da elbette içimize sindiremezdik ve halkımıza bunu önermezdik. Geçen hafta Cuma günü BM Genel Sekreteri Sayın Guterres geldi. Ondan önce 4 Haziran'da New York'ta vardığımız bir mutabakat vardı. Burada da yaptığımız temaslar çerçevesinde ortaya bazı başlıklar koydu. Bunlar toprak, siyasi eşitlik, mülkiyet, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşit muamele, güvenlik ve garantilerle ilgiliydi. Bunları kendisi koydu. Tabi ki bu süreç içinde çalışmaların getirdiği bir nokta olarak… Ve dedi ki ‘eğer bunlarda bazı adımlar atılırsa, bu adımların karşılıklı olarak atılması kaydıyla bir sonuca varmak mümkün olacak'tı. Bizim için, örneğin Rumlar açısından önemli addedilen bir yerin adını koymayarak ama ne olduğunun anlaşıldığı bir çerçevede Kıbrıslı Türklerin öngördüğü haritada bir düzenleme yapmak suretiyle o konuda Rumların beklentilerinin karşılanabileceğine inandığını ortaya koydu ve bizden bunu talep etti. Siyasi eşitlikte dönüşümlü başkanlığın Rumlar tarafından kabul edilmesi ve kararlara etkin katılımın artık sorun olmaktan çıkarılmasının gerektiğini söyledi. Mülkiyetle ilgili iki farklı rejimin uygulanmasının doğru olacağını, kuzeydeki Kıbrıs Türk kurucu devletinde kalacak mülklerde kullanıcıların gözetilmesi; toprak düzenlemesine tabi olacak ve güney Rum devletinin idaresine bırakılacak alanlarda da daha önceki mal sahiplerinin gözetilmesinin doğru bir yaklaşım olacağını değerlendirdi ve bu konuda iki tarafın birbirine yaklaşmasını önerdi. Türk ve Yunan vatandaşlarına eşit muamelenin çözüme kavuşturulmasının doğru olacağını da bu paketin bir parçası olarak değerlendirilmesini Sayın Guterres önerdi. Adil bir muamele olursa bunun için de çıkış yolları bulunabileceğini öngördü. Güvenlik ve Garantilerle ilgili olarak da ‘iki tarafı tatmin edebilecek yaklaşımlar söz konusu olabilir' dedi. Bu anlamda Güvenlik ve Garantilerle ilgili yeni mekanizmaların da devreye konulabilmesini ve bu yeni sisteme adaptasyonun yapılabileceğini ifade etti. Kısacası mevcut güvenlik ve garanti sistemi yerine yenisinin getirilebileceğiyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Askerlerin mevcudiyetini farklı bir paket olarak değerlendirdi. O konuda sayısal indirim söz konusu olabileceğini, geriye kalanların tamamen çekilebileceği ya da bir kısmının kalacağıyla ilgili olarak da dışişleri bakanlarının düzeyinin üstünde, başbakanların da dahil olacağı bir toplantıda  bu konunun karara bağlanabileceğine ilişkin düşüncelerini bizlerle paylaştı.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının BM Genel Sekreteri'nin toprak konusunda beklediği açılımı yaptığını açıklayarak “İstediği olayı gerçekleştirdik. Dönüşümlü başkanlıkla ilgili olarak Rum tarafı önce bu kavrama tamamen karşı olduğunu ifade eden bir yazı sundu. Ondan sonra sürekli değiştire değiştire kabul edebileceği noktaya geldi ama neye karşılık? Bu kısmını es geçiyorlar. Dönüşümlü başkanlığı ancak toprakta kendilerinin sunduğu haritayı ve sıfır asker, sıfır garantiyi kabul ettiği takdirde Türk tarafı, onların da dönüşümlü başkanlığa evet diyebileceklerini söylediler” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafının konferansın başarısız olması konusunu sadece asker ve güvenlik konularına bağladığını, bunun doğru olmadığını ifade ederek, BM Genel Sekreteri Guterres'in açıklamasına işaret etti ve olayın sadece asker konusundan dolayı bu noktaya gelmediğini kaydetti.

Guterres'in “eşdeğer, adil muamele” dediği konuya da değinen Akıncı şunları ifade etti: “Sizi temin ederim ki Türkiye'de yaşayan 80 milyon insanın Kıbrıs'a ya da Avrupa'ya intikal etmesini çağrıştıran hiçbir unsur yoktur. Malların, kapitalin serbest dolaşımıyla ilgili zaten gümrük birliği çerçevesinde yüzde 99'u halledilmiş meselelerdir. Kişilerle ilgilidir olay. Zaten öğrenciler ve turistlerle ilgili sorun yok. Bir tek gelip ikamet etmek isteyenlerle ilgilidir. Buradaki öneri de Türkiye'ye ait değildir, aylardan beridir bu öneriyi yapan benim.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Güvenlik ve Garantiler başlığı konusunda ise şunları anlattı: “Uygulama, yeni düzen yerleştikçe sistem çalıştıkça yeni güvenlik unsurlarının devreye girmesi ve tek yanlı müdahale hakkı gibi kavramların da makul süre sonrasında yeniden gözden geçirilmesine imkan veren anlayışların hakim olması için öneriler yaptık. Daha çok işbirliği, karşılıklı güven; daha az asker, daha az garanti. Böyle bir perspektifle defalarca her söz aldığımızda bunu anlattık.”

‘Bizden ilk günden sıfır askeri sıfır garantiyi istemeyin, bu süreç içinde o yöne doğru gidebilir, yerine yeni bir sistemi, tüm tarafların kabul edeceği sistemi enjekte ettikçe bu noktaya evrilebilir' söylemlerimize rağmen maalesef bu konudaki ısrarlı tutumlarından bir an bile vazgeçmediler.

Konferans sıfır asker, sıfır garanti söylemiyle başladı, sıfır asker, sıfır garanti söylemiyle bitti. Türkiye'nin bu konularda hiçbir adım atmadığı, açılım yapılmadığı doğru değildir. Türkiye bu konularda adım atmaya istekli davrandı.” Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun ötesinde askerde ciddi indirim olabileceğinin zaten öteden beri bilindiğini, Yunanistan'ın, “bu konuda son tahlilde geri kalanlar için ne şekilde tavır sergilenebileceğinin kararını Başbakanlar versin” yaklaşımına Türkiye'nin evet dediğini, Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım'ın da hemen gelebileceğinin söylendiğini anlattı.

Akıncı, bunu BM Genel Sekreteri'ne de ilettiğini, “bu işi birden bire bitirmeyelim, başbakanlar da gelsin” dediğini kaydederek “Ancak biz masada bu önerileri yaparken bavullar o tarafta hazırdı. Bizim bavullarımız değil ama başkalarının bavulları hazırdı.

“Bugünden sonra, bizim neslin de bu son denemesinden sonra gelecek kuşaklar için daha da zor olacağını değerlendiriyorum. Gelecek kuşakları bloke edemeyiz, onlar kendi yollarında en iyisini yapmaya çalışacaklar. Genç kuşaklara başarılar dilerim ama bizden önceki nesiller Kıbrıs'ı bu hale getirdiler, biz bunu düzeltemeye, toparlamaya çalıştık, bunu başaramadık. Özeti bu. Temenni ederim bundan sonraki kuşaklar daha iyisini yapsınlar.”  DHA

Son güncelleme: android-time 21:3207.07.2017
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more