Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Dört gün kaldı

15 Şubat 2019

Asıl adı, Pablo Emilio Escobar Gaviria (1949-1993)…
Yakınları “Don Pablo” diyordu.
Dünya onu “Escobar” adıyla tanıdı. “Al Capone” kadar ünlendi!
Çiftçi baba ve ilkokul öğretmeni annenin yedi çocuğundan biriydi.
Küçük yaşlarında eski mezar taşlarını turistlere satarak “suç kariyerine” başladı.
Sonra ufak tefek dolandırıcılıklar yaparak, kaçak sigara satarak, fidye için zengin ailelerin çocuklarını kaçırarak sabıka kaydını büyüttü.
1970'ler başında uyuşturucu işine girdi. 1980'lere girerken dünya çapında uyuşturucu trafiğinin büyük bölümüne hükmetti. ABD'deki uyuşturucu trafiğinin yüzde 80'i Escobar'a aitti…
Escobar 1982 yılında siyasete soyundu!
Roberto Escobar Gaviria, “Don Pablo”nun ağabeyiydi; iki yaş büyüktü. Kardeşinin uyuşturucu kartelinin muhasebecisi idi!
David Fisher, Roberto ile konuşarak “Kardeşim Escobar” adlı kitabı yazdı. Roberto kardeşinin politikaya girme sebebini şöyle anlattı:
– “Kolombiya yasalarına göre milletvekillerinin dokunulmazlığı vardı. Ayrıca seçildiği takdirde uyuşturucu kaçakçılığı yapan Kolombiyalıların ABD'ye iade edilmesine izin veren yasayı değiştirmek için kampanya yapmayı düşünüyordu…”
Escobar, Kolombiya Liberal Parti (PLC) adayı oldu. Seçim kampanyasının sloganı şuydu:
“Pablo Escobar: Halk Adamı. Eylem Adamı. Sözünün Eri.”
Mitinglerinin çoğunu yoksul mahallelerde yaptı: “Bu ülkeyi güç sahibi insanların yönetmesinden usandık! Bu savaş güçlülerle yoksullar arasında, buradan başlamamız gerekiyor. Güçlü olmak yoksulları istismar etmek anlamına gelmez…”
Konuşmasından sonra halka para dağıtıyordu!

Bankalar gerçeği

Roberto Escobar, kardeşinin politik beklentisini de kitapta açıkladı:
– “Hayatlarımızı sonsuza dek değiştirecek şey Pablo'nun Kolombiya Millet Meclisi'ne adaylığını koymasıyla oldu. Bu aslında onun Kolombiya'ya başkan olma kampanyasını başlatma hamlesiydi…”
– “Pablo diğer Amerika ülkelerinin liderlerinin de uyuşturucu işi yaptıklarını deneyimlerinden biliyordu. Amerika'da bile, çok sevilen John F. Kennedy'in babasının servetini kaçak içki ticaretinden yaptığını bilmeyen mi var?”
CIA ve DEA (Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi), Escobar'ı neden ortadan kaldırmak istedi?
Kimine göre sebebi, yoksullardan yana bir Kolombiya başkanı istememesiydi! Meselenin uyuşturucuyla ilgisi yoktu; CIA o yıllarda, kimi Latin Amerika'daki solcu hareketleri uyuşturucu parasıyla bastırmadı mı? Keza: ABD, Latin Amerika'daki uyuşturucu ticaretinin ortağı değil mi?
Amerikan DEA görevlisi Steve Murphy tarafından anlatılıp dizi yapılan “Narcos”, bu konulara hiç girmedi. Oysa Roberto Escobar ayrıntılar veriyor.
Seçimi kazanan Escobar'ın Kolombiyalı meclis üyeleriyle birlikte, Felipe Gonzalez'in başbakanlık töreni için Madrid'e gittiğini; ve kurduğu ilişkilerle kimi İspanyolları zengin ettiği anlatıyor!
Şu notu düşmeliyim:
Jacques Peetti, “Dünyayı Değiştiren Gizli Anlaşmalar” kitabında Fransız BNP Paribas başta olmak üzere bazı bankaların uyuşturucu parasıyla 2008 krizinde nasıl kurtarıldığını yazdı: “2008 sonrasında bankalar, kara para aklanmasını görmezden gelmeye çok daha istekli bir hale geldiler. Bankacılık ve suç arasındaki danışıklı dövüşün uzun bir geçmişi var. Bankalar kara parayı gözlerden uzak bir şekilde sınır ötesine taşıyor ve suçlulara meşru işler kurarak para aklanmasına yardımcı oluyor…”
Kriz döneminde aklanan uyuşturucu para miktarı 352 milyar dolar idi…
Dönelim Escobar'a…

Kazanır ama

Pablo Escobar…
Bir, “Robin Hood” mu?
Yoksa, uyuşturucu kaçakçısı “el patron” mu?
Tarihte çok az insan; hem nefret edilip, hem de çok sevilmiştir.
Escobar bunlardan biri…
Ülke Kolombiya değil, Türkiye olsaydı… (Maalesef ülkemizin adı da “bu sektörde” hayli ünlüdür!)
Escobar, belediye başkanı ya da milletvekili olmak isteseydi; Türkiye'de hangi parti kabul ederdi onu? Şunu eklemeliyim:
Politikaya soyunana kadar Escobar'ın uyuşturucu ticareti medyada pek yazılıp söylenmedi! Müteahhit sanılıyordu!
Soru zor. Hadi mesele ne Escobar, ne de uyuşturucu olsun; benzetme yapmayayım.
Peki…
Adı, Susurluk Çetesi'ne karışmış birinin aday gösterilmesini ister misiniz?
Adı, organize suç örgütleriyle geçen birinin aday gösterilmesini ister misiniz?
Daha yumuşatayım:
– Çalan birinin tekrar aday gösterilmesini ister misiniz?
– Çalacağını düşündüğünüz birine oy verir misiniz?
Hepinizin istediği lekesiz aday değil mi?
Hepinizin istediği halkı için çalışacak erdemli aday değil mi?
Kuşkusuz aday gösterirseniz “Escobar” kazanır!
Peki, siz kazanmış olur musunuz?
Sahi aslolan sadece kazanmak mı? Yazık. Mücadeleyi amacından böyle saptırıyorlar!
Toparlarsam:
Escobar önce, Yeni Liberal Parti'den aday olmak istedi. Parti başkanı -gazeteci- Luis Carlos Galân, Escobar'ı reddetti. Birkaç yıl sonra Luis Galân, mitingde öldürüldü!
Büyüklü-küçüklü “EscoBarlardan” uzak durun.
Aday listelerinizi vermeye dört gün kaldı; iyi düşünün!

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more