Sözcü Plus Giriş
SERPİL YILMAZ

Ahbap-çavuş ekonomisi mi bilgi toplumu mu olacağız?

16 Ekim 2020

Bu yıl Nobel Ekonomi Ödülü Robert Wilson ile birlikte yaptığı çalışmayla Paul Milgrom'a verildi.

Milgrom adı, Türkiye'nin Nobel Ekonomi ödüllü konuk listesini hatırlattı.

2011-2015 yılları arasında, İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver'in Nobel Ekonomi ödüllü konuk sayısı, Milgrom'la birlikte  8'e ulaştı.

Bu bir rekordu…

15 Ekim tarihli yazımda bu bilgilere yer verdim.

★★★

Günün ilk telefonunu Prof. Dr. Işın Çelebi'den aldım.

Turgut Özal'ın Anavatan Partisi'ni (ANAP) kurarken, sosyal demokrat kanattan partisine getirdiği isimlerden biriydi Çelebi…

Eski bakanlardan Çelebi, 1992 yılında siyaseti bırakıp akademi dünyasına geçmişti.

ODTÜ Mühendislik Fakültesi Metalurji Bölümü mezunu olan Çelebi, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde ekonomi master'ı, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde de aynı dalda doktorasını tamamladı.

★★★

Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyelerinden Çelebi 2020 yılına “profesör” unvanıyla girdi.

Bilimsel çalışmalarını kesintisiz olarak sürdüren Çelebi, sözünü ettiğim yazımdan etkilenmiş.

Üniversitelerde gençlere hep Nobel'i nasıl alabiliriz, Nobel ödüllü iktisatçıları tek tek anlatıyorum. Yeni teoriler geliştirmeliyiz” diye söze girdi.

★★★

Çelebi, Prof. Dr. Çağrı Erhan'ın rektörlüğünü yaptığı Altınbaş Üniversitesi Ekonomi Fakültesi kadrosuna dikkat çekiyor, ”Prof. Dr. Emre Alkin, Prof. Dr. Mahfi Eğilmez ile birlikte üçlü bir ekip olduk, sürekli konferans daveti alıyoruz” diyor.

Size bir “sır” vereyim: İş dünyası bugünlerde en çok ekonomi profesörlerine başvuruyor.

İkinci sırada hukukçular.

Üçüncü de dış politika uzmanları…

Bu sıralama bile Türkiye'nin öncelikli sorunlarının neler olduğunu gösteriyor.

Öyle çevrimiçi üç-beş toplantıdan bahsetmiyorum. Pandemi nedeniyle katılımcı sayıları 200-300'e varan webinar'ların sayısı artıyor.

★★★

Geçtiğimiz hafta Çelebi koordinatörlüğünde, “Gelecek Nasıl Olacak? Dijital Yönetim, Kırılma & Yeni Bir Dünya Düzeni” ismiyle yayımlanan kitabın tanıtım etkinliği düzenlenmişti.

Çelebi'nin bundan önce yayımlanan aralarında “Dünyanın Şu Haline Bak”, “Dışa Açık Büyüme ve Türkiye”,  “Türkiye'nin Dönüşüm Yılları/Yeniden Öğrenme Zamanı” olduğu kitapları  “tek imzayla” okuyucuyla buluşmuştu.

Dijitalleşmeyi anlatan son kitabı 32 kişilik bir ekibin ürünü oldu.

Tek başına bir kişinin hangi alan olursa olsun; “Her şeyi ben biliyorum, durun; şimdi size anlatıyorum” dediği bir dünyada değiliz.

Son 20-25 yıla bakalım. Bilimsel alanlarda Nobel tek kişiye değil, ortak çalışmalara veriliyor.

★★★

Türkiye'nin yaklaşık 50 milyar dolarlık bütçeyle, fiber optik altyapı uzunluğunu 5 milyon kilometreye çıkarması gerektiğini belirtiyor.

Bu yapılmazsa; 300 bin km fiber altyapısı olan Türkiye'nin, 600 bin km'lik fiber altyapısı olan Gana ile rekabette zorlanacağı günler  uzak değil!

Son aylarda “gündem olan” tartışma konularının kaçını hatırlıyoruz?

Balon işler… Boşa harcanan enerji.

Bizi aydınlığa ekononominin, teknolojinin ve hukukun niteliği çıkaracak.

Hadi bunu tartışalım…

★★★

Nüfusu da, yüzölçümü de Türkiye'nin üçte biri seviyesinde, kişi başına geliri bin 500 dolar seviyesine tutunan Güney Afrika ülkesi Gana'nın bile içine girmeye çalıştığıbilgi Toplumuevreninden kopuşu düşünmek istemeyiz, değil mi…

★★★

İsveç'in yalnızca başkenti Stockholm'de fiber optik yatırımının 2 bin km'ye vardığı bir dünyada, bilgi üretemeyen toplumların gelişen dünyadan kopacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

★★★

Türkiye'nin ayak bağının ahbap-çavuş ekonomisi olduğu defalarca ispat edildi…

Merhum Cumhurbaşkanı Özal'ın genel başkanı olduğu ANAP iktidarı yıllarında, merkez sağda DYP ile aralarında rekabet vardı.

CHP-DSP-SHP partilerini içine alan sosyal demokrat kanat üçüncü bir yoldu.

Çok sesli bir dönem.

★★★

Özal, 1988 yılı sonrası patronlar kulübü TÜSİAD ve DYP'nin arka bahçesi olarak nitelenen dönemin TOBB yönetiminden sıkı eleştiriler alırken, bir ara formül buldu.

Tek tek gruplar, iş insanları, aracılar/komisyoncular; Ankara'ya gelip gitmesin istedi ve “iş dünyası koordinatörü” olarak Çelebi'yi bu göreve atadı…

★★★

İktidardan nemalanan kesimlerin ülkede erozyona yol açtığını, er ya da geç tüm siyasi liderler görüyor.

Geç oluyorsa da…

AKP Genel Başkanı olarak örgütüne seslenen Tayyip Erdoğan'ın, “akraba-eş-dost” kayırmacılık ve himayecilik yapmamalarını öğütlemesi de “artık” tuzun koktuğuna işaret ediyor.

Bilgi toplumu şeffaflık, denetim ve raporlama demek; var mısınız?

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more