Sözcü Plus Giriş

ABD’de gündem soru işaretleri ve ‘çifte standart’ iddiası! Ulusal Muhafızlar neden gecikti?

Trump destekçileri Kongre binasını bastı, endişe verici görüntülerin ortaya çıktığı olaylarda gözler orduya bağlı Ulusal Muhafızlar'a döndü. Muhafızlar bir türlü harekete geçemezken "Bu süreçte kimin parmağı var" sorusu da soruldu. Peki, Black Lives Matter hareketinde silahlarıyla boy gösteren Muhafızlar, bu olayda neden ortaya çıkamadı?

Derleyen: Metin AKTAŞOĞLU
Güncellenme: 15:21, 07/01/2021
ABD’de gündem soru işaretleri ve ‘çifte standart’ iddiası! Ulusal Muhafızlar neden gecikti?

Tarihi bir güne tanıklık eden ABD’de Donald Trump destekçileri Capitol olarak bilinen ve Washington DC’de bulunan kongre binasını bastı. Aktarılanlara göre dört kişinin yaşamını yitirdiği olaylarla ilgili kritik sorular da sorulmaya başlandı.

ABD tarihinde ilk kez yaşanan ve endişe verici görüntülere sahne olan kalkışmaya ABD Ulusal Muhafızları’nın geciken müdahalesi, güne dair ortaya atılan soru işaretleri arasında başı çekiyor. Ulusal Muhafızlar gerçekten “ağır” mı davrandı? Durum böyleyse buna ne sebep oldu? Trump’ın bu konudaki sorumluluğu neydi?

HANİ ‘HER ZAMAN HAZIR’DI?

Yaşananlar; orduya bağlı rezerve kuvvet olarak doğal afet durumlarında yardımcı güç olarak görev almak, ülkenin iç güvenliğini sağlamak ve büyük çaplı toplumsal olaylara müdahale etmek gibi görevleri bulunan Ulusal Muhafızlar’ın mottosuna da ters düştü: “Always Ready, Always There.” (Her zaman hazır, her zaman orada.)

Washington Belediye Meclisi, Pentagon’a Ulusal Muhafızlar’ın gönderilmesi talebinde bulunurken Pentagon’un bu talebi reddettiğini öne sürdü. Pentagon ise bu iddianın aksine talebin onaylandığını ifade etti.

ʻʻ
Savunma Bakanlığı, Belediye Başkanı Muriel Bowser'in, Kongre'de güvenliği tekrar sağlamaları ve Kongre binasını korumaları için Ulusal Muhafızlar'ın yetkilerini artırma talebini reddetti. Bu talep reddedildi! Meclis, Belediye Başkanı'nın talebini destekliyordu. Bu talebin reddedilmesi karşısında dehşete düştük.
Washington DC Belediye Meclisi, topu Savunma Bakanlığı'na attı.

Meclis’in bu açıklaması üzerine bir cevap yayınlayan Pentagon ise “Bu hafta başında, Belediye Başkanı Bowser, protestolar için polise yardım etmek üzere DC Ulusal Muhafızları’ndan 340 asker talep etmişti. Bu talep onaylandı. Bugün Belediye Başkanı; Kongre binasındaki olaylara müdahale eden yerel ve federal kolluk kuvvetlerine destek vermesi için DC Ulusal Muhafızları’nın tamamının aktif hale getirilmesi talebinde bulunmuştu. Bu talep de onaylandı. DC yönetiminden ayrıca bir talep gelmedi” ifadelerini kullandı.

DC’NİN ÖZEL STATÜSÜ

Bu taban tabana zıt iki söylemin yanında DC’nin statüsü de durumu karmaşık hale getirdi. Ulusal Muhafızlar’ı müdahale için sahaya sürme yetkisi eyaletlerde valilerin elinde ancak Washington DC bir eyalet olmadığı için bu yetki Beyaz Saray ve Pentagon’da bulunuyor. Bu noktada hareket emrinin Donald Trump’tan beklendiği ancak Trump’ın bu çağrıyı dikkate almadığı öne sürülüyor.

Olayların ivmelendiği dakikalarda Virginia Valisi Ralph Northam ve Maryland Valisi Larry Hogan kendi eyaletlerine bağlı Ulusal Muhafızları göndermeye hazır olduklarını dile getirirken özellikle Demokrat Vali Northam’ın devreye girmesinin yaklaşımın seyrini değiştirdiği düşünülüyor.

İlginizi ÇekebilirABD iş dünyasından 'Trump'ı hemen görevden alın' çağrısıABD iş dünyasından 'Trump'ı hemen görevden alın' çağrısı

90 DAKİKALIK GECİKME…

Demokrat bir valinin emriyle yapılacak bir müdahalenin tansiyonu artıracağı yönündeki çekincelerin de etkisiyle, eylemcilerin yığınlar halinde binaya girmesinin ve bir kadının göğsünden vurulmasının ardından geç de olsa Ulusal Muhafızlar sahaya sürüldü. “Geç” ifadesinin altını çizmek gerekirse; yerel saatle 13.00 sularında eylemciler Kongre binasının önünde toplandı, DC’de federal yapıları ve Kongre’yi korumakla görevli US Capitol Police güçleri saatler boyunca mücadele verdi, 17.00 civarında eylemciler binadan çıkarıldı, 18.00’de ise sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

ABD Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri Ryan McCarthy bir buçuk saatlik bir gecikme yaşandığını doğrularken DC Ulusal Muhafızları’nın 15.00 sularında harekete geçtiğini açıkladı. Bununla birlikte DC Ulusal Muhafızları’nın tamamının Savunma Bakanlığı tarafından harekete geçirildiğini öne süren Pentagon’un da bu süreçte Trump’ın ağır hareketlerini destekler nitelikteki tavrı eleştirilerin dozunu artırdı.

EMEKLİ BÜYÜKELÇİ LOĞOĞLU: ‘ÇAĞRI YAPILSAYDI…’

Sozcu.com.tr’ye konuşan Emekli Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu ise Pentagon'un kongre binası baskınına kendiliğinden müdahale etme yetkisi olmadığının altını çizerken, “Çağrı yapılmış olsaydı olaya el koyarlardı” şeklinde konuştu.

ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ

Bir başka eleştiri noktası ise hafızaları tazeledi. Black Lives Matter hareketinin ülke genelinde eylemlere dönüştüğü dönemde 2 Haziran 2020’de eylemciler Lincoln Anıtı’nın önünde toplanırken DC Ulusal Muhafızları, silahlı, kamuflajlı, zırhlı bir şekilde anıtın merdivenine dizilmiş ve sloganların atıldığı oturma eyleminde ortaya çıkan bu görüntü tarihe geçmişti.

Ülke genelinde infial yaratan eylemlerde polisin protestoculara yönelik tavrı ile dün yaşanan olayda ağırlıklı aşırı sağ görüşlü beyazların oluşturduğu ve bir kısmı silahlı protestoculara yönelik görece “yumuşak” yaklaşım ülke genelinde ayrımcılık söylemlerini de yeniden gündeme getirdi.

PROF. DR. ERDOĞAN: ‘AZINLIK OLSALARDI’

Akşamın ilk saatlerinde Başkent’te DC polisinin arkasında, çevrenin asayişinin sağlanmasında görev alan Ulusal Muhafızlar’ın yalnızca kalkan ve cop taşıdıkları yetkililer tarafından açıklandı. Görüşüne başvurduğumuz Prof. Dr. Emre Erdoğan da bu ayrımcılık söylentilerine dikkat çekerken “Dün akşamdan beri bu vatandaşlar azınlık olsalardı bu kadar yaklaşmalarına izin verilir miydi ya da daha sert bir tepki ile karşılaşılır mıydı sorusu da gündeme getiriliyor” dedi.

CNBC canlı yayınında konuyu değerlendiren Emekli General Barry McCaffrey “ABD Kongresi’nin fiziksel risk altında, işgal edilmiş bir binada kalmasının, güvenlik açısından hayal edilebilecek en şok edici başarısızlık olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

KRİTİK DEĞİŞİMİN ETKİSİ

Yaşanan sürecin bir diğer boyutu da 30 Kasım’da yaşanan kritik görev değişimi. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla Savunma Bakanı Mark Esper’in görevden alındığını duyuran Trump, Esper yerine Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Christopher C. Miller’ı getirmişti. Devir teslime kadar Pentagon’u yönetecek olan Miller, Ulusal Muhafızlar ile ilgili kararı resmen verme yetkisine sahipti.

İlginizi Çekebilir6 Ocak 'GELİYORUM' dedi! İşte ABD tarihine geçen olayın perde arkası...6 Ocak 'GELİYORUM' dedi! İşte ABD tarihine geçen olayın perde arkası...

Pentagon’un Muhafızlar’a harekete geçme emri verdiğini “Ekibimiz anayasayı ve demokratik hükümet biçimimizi savunmaya yemin ediyor ve buna göre hareket edecekler” sözleriyle açıklayan Miller’a topu atan isim ise Başkan Yardımcısı Mike Pence oldu. Gün içinde yaptığı açıklamalar sırasında kendisine Ulusal Muhafızlar’la alakalı yöneltilen soruya net bir dille “Yetki Milller’ın elinde” cevabını veren Pence bu açıklamasıyla da okların Miller ve bir diğer yetki sahibi isim olan Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri McCarthy’ye dönmesini sağladı.

BİDEN’IN PENTAGON’LA YAPACAĞI 40 TOPLANTI ERTELENDİ

Tartışmalı bir isim olan Miller, seçilmiş başkan Joe Biden’ın da tepkisini çekmişti. Miller’ın geçiş sürecinin sağlıklı işlemesini engellediğini öne süren Biden’ın Pentagon’la yapacağı 40 toplantıyı erteleyen Miller, bu kararın Noel tatili nedeniyle karşılıklı anlaşmaya varılarak alındığını öne sürmüştü. Biden ise Miller’la veya herhangi bir Pentagon yetkilisiyle böyle bir anlaşma yapılmadığının altını çizmişti.

Kaynaklar: Washington Post, CNN, New York Times, CNBC

Yayınlanma Tarihi:14:20,