Muz Adam

Jean-Jacques Dessalines (1758 – 1806)…

Fransız sömürgesi Saint-Domingue'ye (Haiti) köle olarak getirildi.

Fransız Devrimi'nin etkisiyle başlatılan 40 bin kişilik köle ayaklanmasına katıldı.

12 yıl süren mücadele sonucunda Fransızları-İngilizleri Saint-Domingue'dan atıp 465 bin köleyi özgürleştirip 1 Ocak 1804'te bağımsızlığı ilan ederek, ülkenin Aravak dilindeki adı olan Haiti adını benimsedi.

Dessalines, yalnızca Haiti'de değil, tüm siyahların özgürlüğü için savaşmakta kararlıydı. Ancak:

O dönem dünyadaki şeker ve kahvenin yüzde 40'ından fazlasını üreten bu toprakları sömürgecilerin, kölelere bırakmaya niyeti yoktu.

Zengin Fransız sömürgecinin oğlu olan Alexandre Sabes Petion önderliğindeki ayaklanmada öldürüldü…

17 Ekim 2020…

Haiti Başkanı Jovenel Moise, 215 yıl sonra ilk kez düzenlenen törenle Dessalines adını andı. “Cesareti hepimize örnek olmalıdır” dedi.

Ve, 7 Temmuz 2021…

26'sı Kolombiyalı, 2'si Haitili paralı asker timi, başkent Port-au-Prince'deki evinde Başkan Moise'yı bir gözünü oyup 12 kurşunla öldürdü…

Nüfusun yüzde 59'u yoksulluk sınırının altında yaşayan Haiti'de Başkan Moise neden katledildi?

LAKABIN SEBEBİ

Jovenel Moese, 1968 doğumluydu…

Kanada-Haiti Kolejinde okudu. 1996 yılında sınıf arkadaşı M. Marie Etienne Joseph ile evlendi. İdealisttiler.

Kırsal alanları geliştirmek için başkenti terk ettiler ve Atlantik kıyısındaki Port Paix'e yerleştiler. Burası eskiden muz ihracatçısı şehirdi ve genç çift yine bunu gerçekleştirmek istiyordu.

Moise, küçük bir yatırım sermayesi ile Port Paix'te Jomar Auto Parts adlı ilk işini kurdu. Dış pazara yönelik organik muz üretimine yönelik tarımsal proje geliştirdi.

ABD'li su arıtma şirketi Culligan Water ile ortak içme suyu tesisi kurdu. Şehrin serbest ticaret bölgesi olmasını sağladı. Üreticilerle birlikte kooperatif kurup 2 bin 500 dönümde organik muz yetiştirip başta Almanya olmak üzere dünyaya ihracat yapmaya başladı.

Lakabı, “Muz Adam”/ Neg Bannann oldu…

Ticari başarı siyasete girme tekliflerini getirdi. Müzisyen Michel Joseph Martelly'in 2012'de kurduğu merkez sağ TET Kale Partisi'ne (PHTK) katıldı. 2015'te partisinin başkan adayı oldu.

İlk turda oyların yüzde 6'sını aldı. “Seçim hileli” diye binlerce insan sokağa döküldü. 2016'da yenilenen seçimi ilk turda yüzde 55.6 oyla Moise kazandı.

14 aylık zorlu seçim sürecinden geçerek 2017'de resmen göreve başlayan Moise, bu gecikme döneminin de toplam görev süresine eklenmesi ile 2022'ye kadar iktidarda olması gerektiğini savundu. Muhalefet partileri buna karşı çıktı ve görev süresinin Şubat 2021'de dolduğunu iddia etti.

Ülkede bu tartışmalar yaşanır, -darbe girişimi gibi- kaos sürerken Moise katledildi.

MAFYA DÜZENİ

Suikast üzerinden bir hafta geçti…

Sorumu tekrarlayayım; kim öldürdü?

Şüpheli olarak Haiti'deki Kanada büyükelçiliğinin eski koruması ABD ve Kanada vatandaşı James Solages ile Amerikan vatandaşı Joseph Vincent adlı katillerin isimleri yazıldı basında…

Kim öldürttü? ABD/Florida'da yaşayan 63 yaşındaki Papaz Christian Emmanuel Sanon ismi azmettiren diye geçti…

Şimdiden belki; karışık çok uluslu kanlı iş bu

Haiti'de siyasi-ekonomik kriz giderek ağırlaşırken ülke çete savaşlarına sahne oluyor. Sadece bu yıl 278 Haitili çete savaşlarıyla hayatından oldu. (Çete lideri Arnel Joseph'in cezaevinden kaçışı sırasında 25 kişi öldü!)

Şuraya gelmek istiyorum:

Geçen ay mafya üzerine araştırma yapan Hollandalı saygın gazeteci Peter R de Vries suikasta uğradı. Dünyanın dört yanında benzer cinayetler sıklıkla işlenmeye başladı.

Organize suç çeteleri ülkemizde de son dönemde (Rus Rovshan Caniyev'den Azeri Nadir Salifov'a kadar) benzer cinayetler işledi. Alın size küresel piyasa!

İşin özü şu:

Bir ekonomik sistem çökünce, anayasal düzenin/ hukuk devletinin yerini mafyöz düzen yasaları alıyor! Devlet, mafya, ticaret, siyaset iç içe geçiyor. (Sedat Peker'in açıklamalarında bunu görüyorsunuz zaten…)

Neoliberal çöküşün doğurduğu istikrarsızlığın suikastları artıracağını öngörebiliriz.

Şiddeti büyüten “kumarhane ekonomisi” arkasında hukuk/adalet değil, silahtan çıkan mermi bıraktı çünkü…

Köle rejimi kolay yıkılmıyor; kapitalist sömürgecilik sürekli “renk” değiştiriyor!