Akkuyu: Şeffaflık güvenlik için önemli

Akkuyu Nükler Güç Santrali'nde (NGS) Türk şirketi IC İçtaş'ın, projenin sahibi Rusya'nın kurduğu şirketçe, fesih yoluyla devredışı bırakılması üzerine başlayan tartışma farklı halkalarda genişliyor.

İçeriği itibarıyla kapitülasyon benzeri hükümler içeren 2010 tarihli milletlararası anlaşmaya dayalı Akkuyu NGS, yeniden hukuk, finansman ve güvenlik açılarından tartışılıyor.

Tartışmanın harareti, 5 Ağustos'taki Putin ile Erdoğan randevusu dolayısıyla yükseliyor. Alacağı tutum merak edilen özelde Enerji Bakanlığı, genelde iktidar ise günlerdir sessizliğini koruyor. Bu sessizlik, Titan2-IC İçtaş sözleşmesinin feshine (yani Türk şirketinin devredışı bırakılmasına) önceden “yol verildiği”, dahası en üst düzeyde (Cumhurbaşkanı Erdoğan kastediliyor) bilindiği şeklinde yorumlanıyor.

Buna dayanak olarak da sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen; finansal sebepler, iş güvenliği, kalite standartları gibi konulardaki sorun ve yakınmaların öteden beri iletilmiş olduğu gösteriliyor. Ancak Rus tarafının bu ciddi sorunların çözümü konusunda eden bu kadar uzun süre beklendiği de cevapsız bir soru.

FİNANSMAN TAM OLARAK NE İÇİN?

Akkuyu meselesinde fesihle direkt ilgisi olmayan sıcak ve güncel meselerden bir diğeri ise Rosatom'dan geleceği açıklanan (AA) 15 milyar dolarlık kaynak. NGS inşaat harcamalarına yönelik bu tutarın 5 milyar dolarının geldiği duyuruldu. Bu tutarın Rusya tarafından Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş Akkuyu A.Ş.'de sermaye artırımı olarak görünmesinin muhtemel olduğu ama öte yandan da döviz sıkıntısı çeken Türkiye'ye finansal enstrüman olarak kullanacağı bir soluklanma işlevi göreceği konuşuluyor.

Akkuyu A.Ş. ile ilgili Ticaret Sicili'ndeki son kayıt, mart ayında yapılan genel kurul çağrısı. Bu genel kurulda alınan kararların ne olduğu kamuoyuna açıklanmadı. 15 milyar dolarlık kaynak ve sermaye artırımı bağlamında da genel kurul kararına ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.

Bu arada NGS'ye yeni yüklenici için TMS Enerji İnşaat adlı şirketle sözleşme yapılması üzerine tartışma başka bir boyut da kazandı. Enerji şirketinin tecrübesinin yeterli olup olmadığı merak edilirken, sahada çalışacak şirketlerin seçimiyle ilgili usullerin tamamının, iki ülke arasında 2010'da imzalanmış milletlerararası anlaşmaya aykırı olduğu da dile getiriliyor.

ONCA İŞ KAZASI NE OLACAK

Elektrik Mühendisleri Odası'nın 48. dönemi yönetim kurulunun yaptığı açıklamadaki şu iki unsuru vurgulamakta yarar var:

– Yeni ana yüklenici olarak seçilen ve 2019 yılında kurulmuş olan TMS Enerji isimli şirketin 3 yıllık deneyimi ile Akkuyu NGS gibi devasa büyüklükte olan ve özel uzmanlık isteyen bu inşaat için hangi deneyimleri göz önüne alınarak seçildiği de ayrı bir merak konusudur. Çok daha küçük boyutlu projeler için 10 yıla kadar deneyim belgesi arayan Bakanlık bu iş ile ilgili neden yeterlik belgelerini inceleme gereği duymamaktadır?

– Santral inşaatı gösterişli temel atma törenleri ile binlerce işçinin iş güvenliği ve işçi sağlığı koşullarının sağlanmadan çalışmaya zorlandığı, adeta zorunlu bir çalışma kampına dönmüş şantiyede hızla sürdürülmüşken, bugüne değin basına da yansıyan yüzlerce iş kazası karşısında gerekli denetimleri yeterince yapmayan bu kurumlar görevlerini ne zaman yerine getirecekler?

★★★

Erdoğan'ın Akkuyu NGS'nin 2023'te devreye alınmasını çok istediği, bu nedenle 2025 olan orijinal tarihin 2023'e çekildiği biliniyor. 2023 ise kritik seçim dolayısıyla, AKP iktidarının birçok önemsediği altyapı projesinin önden yüklemeli olarak hedeflediği tarih. Bu nedenle Akkuyu NGS alanında da çalışmalar hızlanmış durumda.

NGS'nin, ne pahasına olursa olsun denilerek güvenliğe feda edilemeyecek kadar riskli olduğunu, bu aşamada bundan daha önemli bir konu olmadığını hatırlatmak gerekiyor. Tam da bu nedenle beyhude gibi gözükse de projeyle ilgili daha fazla saydamlığa ihtiyaç olduğunun altını çizelim.

Loading...