Vakıflarla ülkeyi soydu!

Ne şanslı bir milletiz ki dürüst, etik kuralları benimsemiş, namuslu, ülkenin çıkarlarını her şeyin üstünde tutan politikacılara, siyasetçilere sahibiz…

Maalesef dünyada her toplum bizim gibi değil… Kendi çıkarları ve yandaşları için ülkeyi soyup, yalan söylerken en ufak bir utanma duygusu içerisinde olmayıp her şeyi kendisine mübah gören insanlar da var bu dünyada… Valla…

★★★

Kazakistan'da Eski Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev bunların en önde gidenlerinden biri… Ona benzer kimler kimler vardır ama isimleri aklıma gelmedi şimdi…

Nazarbayev'e gelirsek… Sorsan yurt sevdalısı, millet aşığı idi… Yaklaşık 30 yıl boyunca ailesi, damatları, kuzenleri, yeğenleri, bilumum akrabası ve yandaşları üzerinden Kazakistan'ı soydu. Okuduklarınıza inanamadınız ve böyle haysiyetsiz olunabilir mi diye düşündünüz… Oldu!

★★★

Peki, nasıl yaptı? Şeytanın aklına gelmez. Kimse böyle bir şeye ihtimal vermez. Nazarbayev yönetimdeyken amaçları Kazak gençlerine burs vermek, okul, yurt, kreş, üniversite açmak hayır-hasenatta bulunmak olarak açıklanan 4 adet vakıf kurdurdu.

Meğerse paraları vakıflar aracılığı ile cukkaya atıyormuş. Yuh! Nasıl yani?

Nursultan Vakfı, Birinci Başkan Vakfı, Demeu Vakfı, Elbasy Vakfı…

Ne faaliyet raporları çıktı ne de nereden ne kazanıp nereye ne harcadıkları şeffaf olmadığı için sorgulanabildi. Ananı öpen kadı ise, kimi kime şikâyet edeceksin misali dosyalar hep sümen altı edildi.

Nazarbayev'in vakıflarının bağışçıları da gizliydi. Milyonlarca Kazakistan vatandaşı açlık sınırında yaşarken oluk oluk paralar ve rant bunlara akıtıldı.

★★★

Milyarlarca dolar… Haddi hesabı yok! Vakıflar üzerinden aktarılan devlet kaynaklarıyla Avusturya, Londra, Türkiye, İsviçre'de bankalar, malikaneler, oteller, şirketler alındığı, medya kuruluşları, televizyon kanallarının sahibi ya da hissedarı olunduğu açığa çıktı. Vergi cennetlerinde milyarlarca dolar nakit servetlerinin varlığı Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Grubu'nun ulaştığı offshore belgeleriyle kanıtlandı. Enteresan bu vergi cenneti işi… Kullanılıyor muymuş para aklamada, kaçırmada falan? Hayret!

★★★

Daha neler var neler… Siz de çok şaşırdınız değil mi? Alışkın değilsiniz tabii… Daha fazla bu konuyu yazamayacağım galiba… Hâlâ inanamıyorum bu olanlara… Kazakistan'da…

Enflasyonu neden yalan açıklasınlar ki?

İstatistik Kurumu… Türkçedeki “güven” kelimesinin vücut bulmuş hali… Açıkladığı enflasyon verilerinden kim kuşkulanabilir ki?

Mayıs ayında fiyatlar sadece yüzde 2.98 arttı, dedi… Bir kişi de çıkıp “siz bu insanları geri zekâlı yerine mi koyuyorsunuz?” diye şüphelendi mi? Yoo… Neden yalan söylesin ki?

★★★

İstatistik Kurumu'nda son 6 ayda, başkan, başkan yardımcıları, fiyat istatistikleri daire başkanı, tüketici fiyatları grup başkanı, 20 bölge müdürü değişti. Bunu açıklamak kolay değil ama… Tabii bir de enflasyon sepetinde yer alan toplam 409 mal kalemi ve ürünlerdeki aylık ortalama fiyat artışlarını, fiyatı en çok ve en az artan ürün listelerini mayıs ayından itibaren yayınlanmayacağını duyurunca…

★★★

Şimdi siz bunları bir de böyle okuyunca enflasyonu düşük göstererek 20.8 milyon ücretli-maaşlı-işçi ve memur çalışan ile 13.6 milyon emeklinin temmuzdaki maaş artışı ve enflasyon farkı ödemesinin düşük tutulması hedefleniyor sanıyorsunuz ya…

Yapılır mı hiç öyle bir şey? Para, makam, mevkii için dahi olsa kimse o kadar ciğeri iki paralık hale gelmez.

Bi dakka… Nasıl yani? Ne demek gelmişini, geçmişini… Oha ayıp oluyor! Yalan söyleyeni ne yapmıyorlar ya? Bu yazıyı da burada keselim… Bitirdik.

Aç yok doymayan var!

Erdoğan'ın “Birileri çıkıp ‘aç kaldık' diyor. Ya vicdansızlık yapma, ne aç kaldın? Aç kalan falan yok. Yeter ki bu noktada dürüst ol, samimi ol” şeklindeki açıklamaları ülke yönetiminin matematik ile samimiyetini aklıma getirdi.

Büyüme rakamlarının ortaya çıkardığı üzücü gerçek halkın her geçen gün daha da fakirleşmesi ve hayatını insani olarak sürdüremeyecek hale gelmesi… Büyüme dedikleri dolar bazında küçülme aslında… Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla 2021 sonundaki 802 milyar 678 milyon dolardan, 793 milyar 800 milyon dolara geriledi.

Daha fenası çalışan ücretlerinin 2020'nin ilk çeyreğinde milli gelirden aldığı pay yüzde 39.1 iken 2021'in ilk çeyreğinde yüzde 35.5'e ve bu yıl ise yüzde 31.5'e geriledi. Hem ülke ekonomisi küçüldü hem verilen ücretler küçüldü, kibrit kutusuna girdi.

Hâlâ kuru ekmek alıp yiyebildiğinize göre ne aç kaldın? Aç falan yok! Sarayda bile kornişona sarılı dana rozbif ile zencefilli somon suşi aynı anda çıkmıyor. Ne konuşuyorsun? Bu noktada vicdansızlık yapma!

Loading...