Yetti artık, yetti be! Nedir bu çile?

Dünyanın hiçbir ülkesinde halkının fakirleşmesiyle övünen bir politikacı yoktur…

Türkiye'den başka tabii ki…

Bizim sevgili Maliye Bakanımız, ülkemizdeki yoksul sayısının artmasından memnun görünüyor ve attığı ilginç tweette diyor ki:

“2002 yılında sadece 1 milyon haneye sosyal yardım hizmeti verilirken, 2021 yılında 4 milyon 300 bin ailemize ulaşılmıştır.”

2002 yılında “Yoksullukla mücadele edeceğiz” diye iktidara gelen AKP'nin Maliye Bakanı Nebati Bey bugün yarattıkları yoksullukla âdeta gurur duyuyor!

Oysa durum ülke adına yüz kızartıcı.

Nebati Bey'in tweeti, ülkeyi saran derin yoksulluğun itirafıdır!

★★★

Bir aile 4 kişi kabul edilir. Demek AKP'nin iktidara geldiği yıl devletin eline bakan, zekât ve sadakaya muhtaç yoksul sayımız 1 milyon hane, yani 4 milyon kişi idi. Yardıma muhtaçların sayısı 2021 yılında 4 milyon 300 bin aileye, yani 17 milyon 200 bin kişiye yükseldi.

“3 Y'yi, yani Yoksulluk, Yokluk ve Yolsuzluğu kaldıracağız” diye millete söz vererek iktidara gelen AKP, aradan geçen bunca yılda verdiği sözlerin hiç birini başaramadı.

Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin itirafı ile Türkiye gerçekleri öğrendi.

Nebati Bey'in tweeti, ülkeyi ne kadar fakirleştirdiklerinin belgesidir! 20 yılın sonunda ulus olarak geldiğimiz hazin durum budur!

Bir kısım insanımız neredeyse Eminönü'ndeki Yeni Cami önünde mendil açıp yardım dilenecek duruma geldi!

★★★

Eskiden ekip biçerek bolluk ve huzur içinde yaşayan köylümüz bile artık yardıma muhtaç hale düştü.

Sayın Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin, tepkilere yol açan övünç dolu tweeti aslında “Bizden önce yoksulluk azdı, biz dört kat çoğalttık! İnsanları fakirleştirdik, ekmeğe, suya olduğu gibi, kendimize de muhtaç hale getirdik” demek olmuyor mu?

İktidar bunun hesabını seçimde verecek! Hele oy sandığı milletin önüne bir gelsin, ak mı, kara mı, herkes görecek!

Vatandaşın hazin türküsü:

“Yetti artık, yetti be! Nedir bu çile?”

Artık hayal satamıyorlar!

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay “Enflasyonu durdurun, zam istemez!” diye fiyat artışlarına isyan etmişti.

Gerçekten de, enflasyon böylesine azgın bir şekilde koşarken, ücretlere yapılan yetersiz zamlar, kızgın ateşin üzerine dökülen birkaç damla su gibi buhar olup uçuyor!

Umutsuz vaka! Maaş zamları nafile… Çarşı-pazardaki fiyatlara yetişmek mümkün değil! İnsanlar temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldi.

Kamuoyu anket şirketleri halka soruyor:

“Bugün Türkiye'nin en önemli sorunu nedir?”

İnsanlarımızın yüzde 74“Ülkemizin en önemli sorunu ekonomidir, yüksek enflasyondur” diyor.

“Peki, mevcut yönetim bu sorunu çözüp ekonomiyi düzeltebilir mi?” sorusuna halkın yüzde 76'sı “Düzeltemez” diyor.

Yani insanlarımızın büyük bölümü umudunu kesmiş durumda…

AKP iktidarının topluma eskisi gibi hayal satamadığı anlaşılıyor.

Sözün özü: İnsanlar artık hamaset dolu fiyakalı lâflar duymaktan bıktı, masalların bitmesini, mevcut iktidarın gitmesini istiyor!

TEBESSÜM

İki emekli, parkta güvercinlere yem atıyorlardı. Birinci yaşlı adam:

“Şu güvercinlere ne zaman yem atsam bizim siyasetçileri hatırlıyorum” dedi.

Arkadaşı “Neden ki?” diye sorunca adam acı acı gülümsedi:

“Güvercinler yerde dolaşırken elimizden yiyorlar, havalanınca da siyasiler gibi tepemize pisliyorlar!”

GÜNÜN SÖZÜ

Tehlike olmadığı sürece kahramanlık taslamak kolaydır!

 

Loading...