İktidar halktan kopmuş durumda...

AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan, halkın sıkıntılarını görmekten çok uzak:

“Ekonomide sıkıntı varmış, yoo... Biz yolumuza devam ediyoruz.” diyor ve TOGG otomobili, Karadeniz doğalgazı ile övünüyor, halka sürekli müjdeler yağdırıyor.

Bu arada çelişkili bir durum ortaya çıkıyor.

Et ve süt kuyruklarında ıstırap çeken insanlarımızın çilesini Sayın Cumhurbaşkanı’na bildiren olmuyor mu?

Ucuz et ve süt almak için sabahın erken saatlerinde kuyruğa girenlerin acıklı sözleri inanın ki, duyanlarında da, okuyanların da yüreklerini parçalıyor.

Gazetelerde yayınlanan bir-iki küçük örnek... Okuyalım...

★★★

Ayşe Koç adındaki emekli bir kadın ıstırap dolu bir sesle şöyle diyor:

“Hiçbirimiz zevkten gelip sabahın köründe buralarda beklemiyoruz. Bize bunu yaşatanlar düşünsün...

İnsanlar sabahın erken saatlerinde burada sıraya giriyorlar. Alacakları bir kilo et, bir kilo kıyma...

Sabah saat 7 buçukta çıktım. 24 sene bu devlete hizmet ettim. Üniversite mezunuyum, asgari ücretten daha düşük maaş alıyorum.

Siz açlığın ne olduğunu biliyor musunuz?

Bir şeylere ulaşamamanın ne olduğunu biliyor musunuz?

Bu insanlar evlerine belki ayda bir kilo kıymayı ya götürüyor, ya götüremiyor.

Nerede kaldı onur? Aç karına onur olmuyor.”

70’li yaşlardaki başka bir kadın ise şöyle yakınıyor:

“Sabah saat 6’da gelerek sıraya girdim. Çektiğimiz bu çile nedir?”

★★★

Dertli insanlarımızın bu sorularının cevabını, gözleri ışıl ışıl parlayan Hazine ve Maliye Bakanı Nebati verebilir mi? Verirse ne diyebilir?

“Her şey güzel, her şey mükemmel... Ekonomide işler yolunda... Ülkemizde aç ve açıkta hiç kimse yok... Reisimizin dediği gibi dünya bizi kıskanıyor! Ekonomide harikalar yarattık! Bizi kıskananlar soğanın cücüğünü yesin!” derse hiç şaşırmamak gerekir...

Onlar boş sözlerle övünürken bizim gördüğümüz şu:

“Ne yazık ki, ekonomi kötü, yönetim kötü, iç ve dış politika kötü... Sağlık, eğitim, tarım, hayvancılık, hepsi kötü...”

Böyle bir tabloda halkın mutlu olmasına imkân var mı?

“Bir toplum ne isterse, neyi hak etmişse o şekilde yönetilir. Yani lâyık olduğu idareye kavuşur” diyenler haklı mı, değil mi, göreceğiz. Çok değil on bir gün kaldı!

Milyoner sayımız katlanmış!


İktidar yanlısı olduğu anlaşılan ve Se.De. rumuzunu kullanan biri, öfkeli bir mesaj göndermiş, diyor ki:

“Her şeyi kötü göstermeyin. Türkiye’de Ak Parti döneminde milyoner sayısı katlandı. Bugün, hesabında 1 milyon liranın üstünde parası olanların sayısı yüzde 82 artmış durumda. Bunları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun açıkladığı rakamlara göre söylüyorum. Bu iktidar milyonerlerimizi arttırdı, daha ne yapsın?” diyor.

Yanlış bir bakış bu... Biz de biliyoruz ki, Türkiye’deki milyoner sayısı geçen yıla göre 290 bin 10 kişi artarak 760 bin 982’ye ulaştı. 85 milyon nüfuslu Türkiye’de varlıklı olanlar bu kadar... Ya geri kalan 84 milyon?

Ülkede her vatandaşın rahat yaşayabileceği kadar bir gelir elde etmesi gerekiyor. Gelir dağılımında adalet sağlanmadan huzur ve refahtan söz edilemez!

TEBESSÜM

Kralın soytarısı!


Saraya yeni bir dalkavuk alacaklarmış. Kral “Bu göreve lâyık mı diye onu ben imtihan edeceğim” demiş ve adama sormuş:

“Söyle bakalım, kaç yaşındasın?”

Dalkavuk yerlere kadar eğilerek cevap vermiş:

“Yüce efendimiz, siz hangi yaşta olacağımı emrederseniz ben o yaştayım.”

Kral, vezirine dönerek:

“Tamam” demiş “Sınavı geçti, bu adamı işe alalım.”

GÜNÜN SÖZÜ


Açlığı tanımayanın yokluktan anlaması mümkün değildir!