Geçen hafta sonunu Slowfood Marmara Topluluğu kurucusu Ebru Koralı’nın davetiyle Avşa ve Marmara Adası’nda geçirdik. Avşa’nın Coğrafi İşaretli AdaKarası Üzümü Hasadına katıldık.

Büyülübağ’da düzenlenen Şef Saim Eser imzasını taşıyan akşam yemeğindeyse Marmara Adalarında antik çağdan bu yana devam eden mutfak kültürünün izleriyle tanıştık. Slowfood Ark of Taste listesine giren GAROS, Tuzlu Sardalya, Tuzlu Kolyos ve Marmara denizinin mucizesi Pembe Karides, kıyılarda doğal yetişen kaya koruğu, Ada zeytinyağında özel tariflere hazırlanan zeytinyağlılar şahaneydi. Balıkesir Peynir seçkisinde ödüllü Kirli Hanım, Kelle ve Mihaliç Peynirleri büyük ilgi gördü. Üzümü tanıtacak paneller, biyoçeşitliliği korumak için yapılanlar, bağ turizminin getirileri… Tüm bunlar tartışıldı. 

Memleketin her yerinde çiftçi domatesini, patatesini, biberini kamyonlarıyla yollara dökerken, artık onları satabilecek imkânları yokken, beş kuruş kazanamıyor, mazot parasına yetişemiyorken hükümet çiftçiye el uzatmadığı gibi, hayatını da zorlaştırıyor. 

İşte tüm bu dramatik tabloya rağmen bir grup insan soframızı düşünüyor. Yarının dünyasında önce aç kalmamak, sonra da aslında değerlerimize sahip çıkmak, sürdürülebilirliği sağlamak için elinden ne geliyorsa yapıyor. Bu insanlara kulak verin. 

***

1000 yurttaştan Muhittin Böcek'e çağrı

1000’i aşkın yurttaş, Antalya Kurşunlu Kent Mezarlığı’nda 4 direk üzerine tül gölgelik yaptırıyor. Amaçları giderek artan Antalya sıcağında mezarlık ziyareti yapan yaşlı, çocuk, engelli, kronik hastalıklı kişilerin ebediyete intikal etmiş yakınlarına kavurucu sıcak altında hastalanmadan dua etmelerini sağlamak. Tül dediğiniz de dört tarafı açık sadece tavana çekilen gölgelik. Bilirsiniz o yeşil olanlardan. 

Buraya kadar her şey güzel. 7 yıl boyunca bini aşkın tül gölgeliğin yapılmasına ses çıkarmayan mezarlık müdürlüğü birden ve nedense seçim biter bitmez tül gölgelikleri, demirleriyle birlikte fırlatıp atıyorlar. 

Bu mezarlıkların sahibi olan aileler bana ulaştılar. Uzun zaman Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten randevu talep etmişler, amaçları dertlerini anlatmak. Yok, kapı duvar. 

İddiaları o ki, Kurşunlu Mezarlık Müdürü bunların 7 yıl boyunca da mezarlık içinde satılmasına izin veriyor. Şimdi ise yurttaşa, “Gerekirse biz ihale yaparız ya da 20-30 yılda yetişecek gölgelik ağaç yetiştiririz” cevabı veriyorlar. 

Sayın Böcek’ten bir istekleri var: “Kendi babasının mezarına gösterdiği saygıyı bize de göstersin” diyorlar. 

Durum bu. 

Aile mezarlıkları tapulu şahıs malı olduğuna göre buraları neden yıktınız?

Ayrıca madem yıkacaktınız 7 yıl neden beklediniz?

7 yıl beklediniz de seçimden sonrayı yıkım için seçmeniz sadece tesadüfle açıklanabilir mi?

En azından 1000 seçmeninizden bir temsilciye hala randevu verebilir, onların derdini dinleyebilirdiniz. 

Bir de “yeşil tenteler altında Suriyeliler gizlenebilir” diye açıklama yapılmış bu yurttaşlara. Bu memleketin bugünkü halini biliyorsam, Suriyeliler o kadar rahat ki mezarlıkta gizlenmelerine gerek yok inanın. 

***

Dünya tiyatro müzeleri İstanbul'da buluşuyor

Zengin bir tiyatro kültürü var ülkemizde. Ancak bir tiyatro müzesi yok. ‘Türkiye Tiyatro Vakfı’ dünyanın önde gelen beş tiyatro müzesi ile müze ve sergileme alanında markalaşmış bir kuruluşu bir araya getirecek. Davet edilen müzelerin her biri alanda önemli çalışmalarıyla, yarattıkları farklarla tanınıyor.

Stockholm Sahne Sanatları Müzesi ziyaretçiyi; teknolojiyi doğru ve yerinde kullanışıyla etkiler. Viyana Tiyatro Müzesi çocuk ziyaretçiye gösterdiği özenle dikkat çeker. Moskova’da bulunan Bakhrushin Tiyatro Müzesi dünyanın en eski ve en büyük tiyatro müzesi. Bu müzeyi modern Türk tiyatrosunun kurucusu Muhsin Ertuğrul’un anılarından da biliriz. Ertuğrul, hayran olduğu bu görkemli kurumu anlatmakla bitiremez. Kopenhag Saray Tiyatrosu Müzesi, adında da anlaşılacağı gibi, bir saray tiyatrosunun içinde kurulmuş örnek bir müze. Alman Tiyatro Müzesi ilginç ve öncü sergileriyle bilinir.

Katılımcılardan Atelier Bruckner de yeni sergileme anlayışıyla dünyada başı çeken birkaç kuruluştan biri.

Kurulduğu Aralık 2019’dan bu yana Türkiye Tiyatro Müzesi’ni yapılandırmak için çalışan Türkiye Tiyatro Vakfı’nın bu girişimi alanının öncü girişimlerinden. “Uluslararası Tiyatro Müzeleri Buluşması”nın bir amacı da “Dünya Tiyatro Müzeleri Kültür Ağı”nın kurulmasına ön ayak olmak ve ülkemiz adına sanat-kültür alanında önemli bir adım atabilmek.

Etkinlik; 17 Ekim’de… İstanbul Pera Müzesi’nde konuyla ilgili herkese açık olacak ve bir gün sürecektir. Buluşma; Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı, Pera Müzesi, İBB Kültür Dairesi Başkanlığı desteğiyle hazırlandı.

Yarışma ile buluşma aynı zamana denk getirilerek, yarışmaya katılacak olan öğrencilere uluslararası alanda adını duyurmuş profesyonelleri dinlemek, onlarla iletişime geçmek, akıldaki soru ve sorunları yöneltmek fırsatını yaratmak ve ortak bir zeminde buluşturmak hedeflenmiştir.