Sevgili okurlarım, sosyal medyada, magazin ve spor dünyasında falan işim yoktur ama beni hiç değilse yazılarımdan biraz olsun tanırsınız.

Futbol dünyası sadece medyanın spor haberlerinde gözüme çarpar ve hepsi o kadardır. Bir futbol maçını 90 dakika boyunca izlemekten sıkılırım.

Ama atletizm yarışmalarını ve özellikle bizim kadın voleybolcuların maçlarını izlemeyi severim.

Ali Koç dışında büyük kulüplerin başkanlarını sorsanız vallahi bilemem!     

Hemen belirteyim ki eksik kalmasın, hiçbir takımı tutmam.

HHH

Ali Koç’la bugüne kadar herhangi bir tanışmışlığım olmadı. Ama belki de Koç ailesinin bir bireyi olması nedeniyle uzaktan sevdiğim ve saygı duyduğum biridir.

Medyaya iki gün önce düşen bir haber ilginçti.

Fenerbahçe kendisine yeni bir sponsor (para kaynağı) bulmuş. Bu sponsor ABD’de çok büyük paralar kazanan Chobani firmasının başkanı ve sahibi olan Hamdi Ulukaya isimli son derece varlıklı bir iş adamı imiş.

Yapılan imza töreninde konuşan Ulukaya Türkiye’de haklı olarak tepki yaratan bir sözcük kullanmış:

Türkiyeliler!

Medyada dün yer alan haberlere göre bu arkadaş Kürt kökenli imiş. ABD’ye yıllar önce gidip yerleşmiş, süt ve yoğurt imal eden büyük şirketlerin sahibi olmayı başarmış.

Şimdi ise kazandığı paraların bir bölümünü Fenerbahçe için harcamaya karar vermiş.

★★★

Ali Koç bu konuya değinirken ilginç bir şey söyledi...

“Biz aslında Fenerbahçe stadının adını ‘Atatürk stadı’ yapmak istiyorduk. Bu amaçla ilgili makamlara başvuru yaptık. İlk başvurumuza yanıt gelmeyince ikinciyi yaptık, ilgili makamlardan yine yanıt gelmedi.”

İlgili makamlar hangileridir?

Ya Saray’dır ya da oradan talimat almadan hiçbir iş yapamayan bakanlıklardan biridir!

Bu iktidarın Atatürk alerjisini hepimiz biliyoruz.

Bu alerjiyi ne yazık ki spor alanlarına bile yansıtmaktan utanmadılar. Bunun örnekleri karşımızda. Yıllar içerisinde olanları biraz daha geniş tutarsak karşımıza başka utanç vesileleri de çıkıyor.

İstanbul, Kocaeli ve Malatya statlarından “İnönü” ismi çıkarıldı.

Samsun stadından “19 Mayıs” ismi çıkarıldı.

Antalya, Afyon, Konya, Bursa, Sakarya, Antakya, Kayseri, Rize, Giresun ve Elazığ statlarından da “Atatürk” çıkarıldı.

Son örnek kısa süre önce Eskişehir’de yaşandı ve Atatürk oradan da silindi.

Öyle bir ortamdayız ki Atatürk’e duydukları kin ve nefreti statlardan almaya kalkışıyorlar ama yetmez!

★★★

Sevgili okurlarım, şimdi yine gelelim olayımıza...

Benim bildiğim kadarıyla Fenerbahçe, Türkiye’de en çok taraftarı olan futbol kulübüdür...

Üstelik Fenerbahçe taraftarlarının çok büyük bir bölümü içtenlikle Atatürkçüdür.

Ötekilere haksızlık etmeyeyim, Galatasaray ve Beşiktaş taraftarları da aynı çizgidedir.

Bunun somut örneklerine statları dolduran o yüz binlerce kişinin haykırışlarında çeşitli zamanlarda tanık olmadık mı?

Onlar tribünlerde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye topluca slogan atarken yer gök inlerdi. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, bundan sonra da böyle olacak.

★★★

Ancak Ali Koç bu konuda bence işi eksik bırakmış...

Fenerbahçe stadının adını Atatürk yapmak için başvuruda bulunmuşlar ama ilgili makamlardan yanıt almaları mümkün olmamış.

Elbette alamazlar, Ali Bey bu konuda başka ne bekliyordu?

Yoksa izin mi vereceklerdi?

Ben Ali Koç’un yerinde olsam, devletin bu başvurulara yanıt vermediğini kamuoyuna o zaman açıklar ve işi Atatürk’e gönül vermiş milyonlarca taraftarımla birlikte kamuoyuna havale ederdim.

Bakalım izin vermeyen ya da başvuruları yanıtsız bırakan Tayyipgiller iktidarı o zaman ne yapardı!

★★★

Ancak bu konuda Ali Koç’a da bir anlamda hak vermiyor değilim.

Ali Koç büyük bir iş adamı.

Kabul edilmeyen bu başvuruları kamuoyuna açıklamak kendisini büyük risk altına sokar ve Koç ailesinden zaten tiksinen bu iktidarın bütün şimşeklerini üzerine çekmesine neden olurdu.

Önemli olan herhalde Fenerbahçe’ye sağlam, güvenilir ve parası bol bir sponsor bulmaktı... Çünkü bu vahşi piyasa koşullarında, en büyükler dahil bütün kulüpler milyarlarca dolarlık borçların içinde debeleniyor.

Sponsorun, başka bir deyişle kurtarıcının böylesini bulmak herhalde pek kolay iş değildir.

Eninde sonunda o da bulunmuş, Fenerbahçe’yi Chobani yapmış, stadın adı da Chobani Stadı olmuş.

Biz “Türkiyelilere” hayırlı olsun efendim!

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.