Taksim Gezi Parkı direnişi, genç kuşağın ne kadar bilinçli, zekî, esprili ve yaratıcı olduğunu göstermesi bakımından büyük önem taşıyor.
Gençlerle ne kadar iftihar etsek azdır.
Polis, orantısız güç kullanarak Gezi Parkı eylemcilerini zorla dağıttı, değil mi?
Evet, dağıttı ama gençler yılmadı, pes etmedi:
“Direnişe devam!”
Bunun nasıl olduğunu biliyorsunuz... Eylemler şekil değiştirerek ““Duran adam”” protestolarıyla devam etti...
Taksim Meydanı’nda, elleri cebinde hareketsiz durarak protestoyu başlatan Erdem Gündüz adındaki genci birkaç günde, yalnız Türkiye değil, bütün dünya duydu.
Ayakta durarak, hiç hareket etmeden sabırla bekleyerek gerçekleştirilen sessiz protesto şekli, dış basının büyük ilgi odağı oldu.
“Duran adam efsaneleşti” “Sessiz direniş” “Barışçı protesto” “Taksim’de duran adamlar tutuklandı” şeklindeki başlıklarla haberi tüm dünyaya yayan medya kuruluşları, bu protesto şeklinin ilginç ve etkili bir buluş olduğunu kaydetti.
Polis, baskınlar yaparak Taksim Gezi Parkı eylemcilerini gözaltına alıyor.
Alıyor da ne oluyor?
Onların yerini “Duran adamlar” alıyor!
Şimdi bu gençler için “Durarak polise direnmek” suçundan dava mı açılacak? Yasalarda böyle bir suç bulunuyor mu? Hukukta böyle bir şey var mı? Yok!
““Ayakta durmanın da bir suç olduğu”” iddia edilirse ne olur?
Herhalde halimize yalnız bütün dünya değil, ördekler, kazlar, kargalar bile güler!