Sözcü Plus Giriş

Atla uğraşmak strese iyi geliyor

Akademik kariyerinde atlar üzerinde birçok çalışmaya imza atan Prof. Emel Gürbüz, “At binmek, atla uğraşmak depresyon ve strese iyi geliyor” önerisinde bulundu.

Müslüm EVCİ
Güncellenme: 07:45, 04/07/2021
Atla uğraşmak strese iyi geliyor

Dünyanın en duygusal ve asil hayvanlarının başında gelen atlar, geçmişten bugüne insan hayatında önemli bir yere sahip. Küçüklüğünden bu yana atların içinde olan ve 25 yıldır atlar üzerine çeşitli bilimsel araştırma ve çalışmalara imza atan Selçuk Üniversitesi Binicilik Tesisleri Müdiresi Prof. Emel Gürbüz, atların özellikleri, duyguları, beslenmesi ve merak edilen daha birçok konuyla ilgili özel bilgiler verdi.

21 yıldır Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim dalında öğretim üyesi olarak çalıştığını ifade eden Gürbüz, şunları söyledi: “Çocukluğumdan beri bilim insanı olup, atlarla çalışmayı hayal ettim. Selçuk Üniversitesi Binicilik Tesisleri, 1997'de kuruldu. Bu tesis içinde öğrencilik yıllarımda gönüllü olarak çalıştım. Bugün de tesisin müdiresi olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda biniciyim. Lisansım var. Konkurhipik hakemliğim ve antrenörlük belgem de var. Üniversiteden mezun olduktan sonra antrenörlük de yaptım, hakemlik de yaptım.” Ata binmenin depresyon ve strese iyi geldiğini söyleyen Gürbüz, “Atlar, çok duygusal ve estetik hayvanlardır. At iletişim kurulabileceğiniz özel bir hayvandır. Görsel olarak da muhteşemdir. Atla uğraşmaya başlayan bir kişi, kolay kolay atı bırakamaz. Atla uğraşan insan, atın kokusunu bile özlüyor. Atla uğraşmak terapi gibi gelir insana” dedi.”

“HER YAŞA EĞİTİM”

Her atın farklı bir karaktere sahip olduğunu ifade eden Emel Gürbüz, “Atın beden dilini anlamak için bu işin içinde olmak gerekir. Atlarla zaman geçirmek gerekir. Zamanla kişi atı, at da kişiyi anlamaya başlıyor. Atlarla uzun süre vakit geçiren bir kişi atın beden dilini, ne istediğini, ne yapmaya çalıştığını, ürktüğünü, sevindiğini, hastalığını hissedebilir. Her atın karakteri farklıdır. Atın yetiştirilme dönemi çok önemli. Eğer bir at sevgi dolu yetiştirildiyse, at size sevgiyle yaklaşır. Travmatik dönem geçiren, sürekli yarışlarda dövülen atın tutum ve davranışları daha farklı olur. At biniciliğinin pahalı bir spor olmadığını dile getiren Gürbüz, “Atın yediği, seyisi, altlığı pahalı, maliyetli. Binicilik Tesisleri'nde çocuk ve her yaştan insanımıza eğitim de veriyoruz. Üniversitemizin hedefi insanlara atı sevdirmek” şeklinde konuştu.

Emel Gürbüz atlarla çalıştığı için çok mutlu.

At sahibine göre kişner

“At ile sahibi arasında zamanla bir bağ oluşur. ‘At sahibine göre kişner' atasözü boşa söylenmiş bir söz değil. Sürekli bir ata biniyor ve sürekli bir atla ilgileniyorsanız, o at sizi tanır. O at, sizin ne istediğinizi bilir. ‘Sağa döneyim, sola döneyim' diye düşünürsünüz, at da o düşündüğünüzü hisseder ve ona göre davranır. Sürekli aynı kişinin bindiği bir ata başka bir kişi binerse, at farklılığı hisseder, ona göre de farklı davranır.  Duygusal anlamda at sahibini tanır. Ata binen kişi sinirliyse, at da huzursuz oluyor, kişi enerjikse, at da enerji dolu oluyor.”