Kaybedecek bir saniyemiz yok!

Meclis Deprem Araştırma Komisyonu uyardı. 9 ay boyunca Türkiye’nin deprem gerçeğini araştıran komisyon raporuna göre başta İstanbul olmak üzere her an bir deprem olma ihtimali yüksek.

Kaybedecek bir saniyemiz yok!

Türkiye Ağustos ayını hüzünlü geçirdi. Önce Ege ve Akdeniz'de başlayan yangınlar, hem binlerce hektar ormanı yok etti, hem de yangınla mücadele kahramanlarının şehit olmasına yol açtı. Ardından Karadeniz'den sel felaketi haberi geldi. Bu iki olayın ardından üçüncü felaket de bilim adamlarının uzun süredir uyardığı deprem gerçeği. Meclis Deprem Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamamlayarak kapsamlı bir rapor hazırladı. “Ülkemizde her an önemli bir deprem olma ihtimali oldukça yüksektir” denilen raporda Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı deprem gerçeği anlatıldı. Raporda öneriler arasında köylerin güvenli yapı stoğuna kavuşturulması, kırsal gelişimin hızlandırılması, büyükşehirlerde göçe bağlı hızlı nüfus artışının azaltılması için orta ölçekli şehirlerin cazibesinin artırılması istendi. DASK primlerinin yapılardaki riskin büyüklüğüne göre belirlenmesi, imar planlarının askı süreleri içerisinde ve elektronik ortamda takibinin yapılması, belediyelerin yatırım bütçelerinin yüzde 10'u kadar bir payı kentsel dönüşüm için ayrılması, binalarını dönüştürmek isteyen vatandaşlara verilen kredi faiz desteğinin arttırılması önerildi.

Meclis Deprem Araştırma Komisyonu
9 ay bilgi topladı.

6.7 milyon binanın hasar riski mevcut

87 BİN CAN GİTTİ

Rapordaki tespitlere göre Türkiye'de 1900-2020'de kayıtlara geçen, can kaybına veya hasara neden olan 250 büyük deprem meydana geldi. 87 bin 811 kişi hayatını kaybetti. AFAD verilerine göre 2020 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 44 artışla 33 bin 821 deprem meydana geldi. Ülkemizde her an önemli bir deprem olma ihtimali oldukça yüksek.

6.7 MİLYON KONUT

Türkiye'deki mevcut binaların yüzde 16'sı 1970'li, yüzde 22'si 1980'li, yüzde 24'ü 1990'lı yıllarda ve yüzde 21'i 2000 yılı sonrasında inşa edildi. Hasar görebilirliği yüksek olan 2000 yılı öncesi binalar, yapı stokunun yüzde 80'ini teşkil ediyor. Hasar görme olasılığı yüksek 6,7 milyon bağımsız bölümün dönüştürülmesi gerekiyor. Türkiye genelinde 213 bin 533 riskli yapı var ve bunların yüzde 87'sini teşkil eden 186 bin 275 binanın yıkımı gerçekleşti.

BİR MİLYON KONUT

TOKİ tarafından 1 milyon konut yapıldı. Kentsel dönüşüm kapsamında 100 bin konut teslim edildi. 57 bin konutun üretimi, 88 bin konutun projelendirme çalışması devam ediyor. 1999 öncesinde inşa edilen 1589 kamu yapısının 1201'inin güçlendirildi veya yeniden inşa edildi. İstanbul'da 1384 kamu binası depreme karşı güvenli hale getirildi.

12.3 MİLYAR LİRA

Son 10 yılda yapıların güçlendirilmesi veya yeniden yapılması, afet ve acil durum ihtiyaçlarının karşılanması ve zarar gören altyapıların iyileştirilmesi amacıyla 12,3 milyar TL ödenek tahsis edildi. AFAD tarafından 2010 yılından bu yana yıkılan veya oturulamayacak derecede hasar gören binaların yeniden yapılması, güçlendirilmesi ve evini yapana yardım edilmesi gibi çalışmalar için 6,9 milyar lira kaynak kullanıldı. Afet faaliyetlerine 3,2 milyar harcandı.

Kanal İstanbul yerine deprem

Meclis Deprem Araştırma Komis­yon üyesi ve CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, SÖZCÜ HaftaSonu'na çalışmalarını değerlendirdi ve şu bilgileri verdi: Ülkemizdeki yapı stoku hala depre­me hazır değil. Bir milat olarak kabul ettiğimiz 1999 Ko­caeli depreminden bu yana yıllar boşa geçti, verilen sözler yerine getirilmedi. Kanal İstanbul gibi acil olmayan ya da gereksiz yatı­rımlar durdurulmalı ve bu kaynaklar yapı güvenliği için kullanılmalı. Acil yıkılacak binalar hemen yıkılmalı ve vatandaşa bir maddi yük getirmeden tekrar inşa edilmeli. Yapı üretim sü­reçlerinde mühendislik ve mimarlık hizmetleri yetersiz. Yapı malzemeleri üretimi denetim dışı. Ülkemizdeki konutların yaklaşık yüzde 40'ı kaçak ya da ruhsatları yok.

Bir daha imar affı çıkmamalı

Komisyon üyesi ve CHP İzmir Mil­letvekili Sevda Erdan Kılıç da SÖZCÜ HaftaSonu'na şu açıklamayı yaptı: 17 Ağustos depreminin ardından, kayıp ve hasarları gidermek için bir defaya mah­sus çıkartılan ancak kalıcı hale gelen ‘Dep­rem Vergisi' şeffaf­lıktan uzak biçimde harcanıyor. Vatan­daşlarımızın verdiği vergiler amacına uygun bir şekilde kullanılmalı. Ülke­mizdeki konutların yaklaşık yüzde 40'ı kaçak ya da ruhsatsızdır. Son 11 yılda çıkarılan 7 imar affı da AKP iktidarının kaçak yapılaşma ve deprem anında doğurabilecek zararlara ilişkin bakış açısını göstermektedir. Fay hattı ile heyelan, kaya düşmesi, çığ, su baskını gibi doğa kaynaklı afetlere uğramış ve­ya uğrayabilecek alanlar üzerinde de yapı inşa edilmesine izin verilmemeli. Hızlı hareket etmeliyiz