Son günlerde sıklıkla muhatap olduğum, “şimdi ne olacak” sorusu...

-İsrail, Gazze’de ne yapacak; çıkacak mı, kalacak mı?

-Savaşın tarafı Hamas olmaktan çıktı mı, şiddet eylemleri dünyanın dört yanına sıçrar mı?

Benzer soruların yanıtı için size bir uzmanı tanıtayım:

Dr. Marc Sageman, Harvard Üniversitesi mezunu psikiyatrist...

Aynı zamanda CIA eski görevlisi...

Uzmanlık alanı siyasal şiddet/ terörizm...

Mesela, 1987-1989 arasında Afganistan’da bulundu, mücahitler ile yakın ilişki kurdu...

Mesela, 2005’teki Londra bombalamalarını araştırdı...

Mesela, Çeçen ayrılıkçıların 2004’de Rusya Beslan’da 186’sı çocuk 334 kişiyi öldürdüğü katliam soruşturmasında görev aldı...

Halen ABD’de “Dış Politika Araştırma Enstitüsü Terörizm Araştırmaları Merkezi” (Foreign Policy Research Institute’s Center) kıdemli üyesi...

Dört kitap yazdı:

-Terör Ağlarını Anlamak (2004)

-Lidersiz Cihat: Yirmi Birinci Yüzyılda Terör Ağları (2008)

-Terörizmin Yanlış Anlaşılması (2016)

-Londra Bombalamaları (2019)

Bu bilgilerden sonra sözü, araştırmalarını 500’den fazla radikal cihatçının biyografisine dayandıran Dr. Sageman’a bırakayım...

★★★

Şu tespitleri önemli:

-Radikalleşme nedenlerini, olaylar örgüsündeki basit doğrusal bir süreç olarak ele almak yanıltıcı olur...

-Radikalleşme bireysel değil, akrabalık ve dostluk ağlarının önemli unsurlar olduğu kolektif bir süreçtir...

Diyor ki; “Siz istediğiniz kadar dış politikadan, jeopolitik faktörlerden vs. bahsedin radikalleşmenin psikolojik yönlerini gözden kaçırmayın!”

Ya ideoloji?

-“İslam adına teröristlerle yaptığım görüşmeler bana onların ideolog olmadıklarını ve aslında ideolojiden pek anlamadıklarını gösterdi. Onların mantığı daha basit: Batılılar Müslümanlara saldırıyor, biz de Müslümanları savunuyoruz.

-İdeoloji basitçe kendini İslam’ın askerlerinden oluşan bir grup olarak tanımlamanın yolu... Örgüt üyesi olmak ideolojinin önüne geçmektedir. Çok az sayıda terörist entelektüeldir...

-İnsanlar, aslında davadan çok yoldaşları için savaşıyor. İdeolojiye odaklanan geniş araştırma bölümü hatalıdır ve teröristlerin ideolojiden ne anladıklarına bakamayacak kadar tembel kişiler (akademisyenler- gazeteciler vd) tarafından yürütülmektedir...”

İdeoloji yoksa cihada katılma süreci nasıl oluyor?

Dr. Sageman’a göre şiddete başvurmak için terör örgütüne üye olmak şart değildi.

-“Kişi önce, sosyal kimliğiyle şikayetleri gidermek için şiddet içermeyen meşru protesto biçimlerini kullanır. Ancak zamanla değişimin gerçekleşmesi etkinliği konusunda hayal kırıklığına uğrayınca saldırganlık eylemi gerçekleştirir. Bu, siyasi şiddete giden en yaygın yoldur. Başka bir deyişle radikallikte ideoloji değil, kimlik önceliklidir...”

İsrail saldırısının dünyada neye yol açacağı bu tespitlerden belli değil mi? Açayım:

★★★

İsrail saldırısının dünyada neye yol açacağı bu tespitlerden belli:

Batı tarafından saldırıya uğradığını gören kimi Müslümanların, ahlaki öfkeyle bu saldırının kurbanlarının safına katılmaya gönüllü olacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok.

Dr. Sageman döne döne aynı noktanın altını çiziyor:

-“Radikalleşme temelinin özü; tehdit altındaki bir siyasi toplulukla özdeşleşerek bu topluluğu savunmak için gönüllü asker olup, kendini feda etmeye hazır hale gelmek...”

Görüyoruz: İsrail’in Gazze işgali dünyada barışçıl sivil protestolara yol açıyor. Peki ya sonra neler olacak?

Dünyanın yine dört yanındaki radikal “yalnız kurtların” (Lidersiz Cihat) şiddetine mi tanık olacağız?

Mesele sadece Gazze bölgesi ile sınırlı kalmayacak, dünya yanacak mı? Farkında mısınız; tehlike büyük.

Bu sebeple Gazze’de bir an önce şiddetin durması, İsrail’in işgal topraklarından çekilmesi, barışçıl ortamın sağlaması şart...

Savaşın iyisi barışın kötüsü olmaz.