Mahruki savunmasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret etmediğini, programda bahsettiği yıllarda Cumhurbaşkanı’nın Ahmet Necdet Sezer olduğunu belirterek, SÖZCÜ gazetesindeki köşesinden de yanlış anlaşılmadan dolayı özür dilediğini vurguladı. Mahruki, hakkındaki soruşturmayı yürüten savcı Murat İnam’ın da FETÖ iddiasıyla yargılandığını hatırlatarak, “Bu savcı benim tutuklanmamı istedi” dedi. “Devran dönecek” sözünün çarpıtıldığını aktaran Mahruki, “Ben burada Türk Milletinin çıkarlarını savunduğum için yargılanıyorum” dedi.
BENİM BAHSETTİĞİM YILLARIN CUMHURBAŞKANI SEZER
Mahruki, savunmasında şunları söyledi: “Kanal A’da katıldığım programda konuklardan Murat Özer’in 12 ada konusunda bu adaların Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü tarafından Yunanistan’a verildiğini işaret edince buna müdahale ettim. 12 adanın Lozan öncesi verildiğini söyledim. Ancak 17 adanın 2004-2006 yılları içerisinde AK Parti Hükümeti dönemi içerisinde Yunanlara bırakıldığını söyledim. Bu işlemi gerçekleştiren tüm kamu görevlileri Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ilgili vali ve başsavcıların bu eylemden dolayı yani TCK 302'nci maddesine göre 'Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koyma' suçu işlendiği ve bundan dolayı vatana ihanetle yargılanacaklarını söyledim. Bu konuyu benden önce dile getiren emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, birçok köşe yazarı ve akademisyenin görüşleri ve anlatımları doğrultusunda aktarmak istedim. Ancak konuşmacı ben daha konuşamadan ajite edici bir yöntemle tartışma programını baltaladı. Kesinlikle o tarihteki eylem nedeniyle isnat edilen Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan değildir. Çünkü 2004-2006 tarihlerinde Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer idi. Benim dile getirmek istediğim konu adalarımızın Yunanlara terk edilmiş olmasıydı. Sözlerimin içerisinde 2004'den bu yana adalarımızın terk edilmesine ve görmezden gelenlerin yargılanacağını söylemek dışında herhangi bir hakaret söz konusu değildir. Bu konuyla ilgili yapılan suçlamaları kabul etmiyorum. SÖZCÜ gazetesindeki köşemden de böyle bir hakaret kastımın olmadığını yanlış anlama olduğunu belirterek özür diledim.”
ÖZDAĞ: 17 ADAYI YUNANA TERK EDENLER YARGILANMALIDIR
Duruşmada tanık olarak dinlenen Ümit Özdağ da ifadesinde daha önce kendisinin de 17 adanın Yunanlılara bırakılmasına neden olanların yargılanması gerektiği yönünde açıklamalar yaptığını vurguladı.
Özdağ şunları söyledi: “2004-2008 yılları arasında 17 adanın Yunanlılara terk edildiği hususunun tartışılması ve ortaya çıkması üzerine MHP Milletvekilleri Özcan Yeniçeri ve Oktay Vural TBMM görüşmeleri sırasındaki talepleri üzerine dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz bu adaların fiilen Yunan işgalinde olduğunu ve bu fiili durumu gidermeye çalıştıklarını açıklamıştır. Sözlerinde 17 adanın Osmanlı’dan bu yana Türk egemenliğinde olduğunu adalarda fiili işgal olduğunu bu işgalin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde hükümsüz olduğunu beyan etmiştir. Nasuh Mahruki’nin o programda söylediği sözler tarafımca da hem TBMM’de hem de medyada dile getirilmiştir. Bu adaların Yunanlılara bırakılmasına neden olanların yargılanması gerektiğini bende açıklamıştım.”
YALIM: ADALARIN YUNAN İŞGALİNDE OLDUĞUNU BEN ORTAYA ÇIKARDIM
Diğer tanık Milli Savunma Bakanlığı Eski Genel Sekreteri Ümit Yalım da ifadesinde 2008 yılında Genelkurmay Başkanlığı Silahlı Kuvvetler Komuta ve Harekât Merkezi Amiriyken yaşadıklarının aktardı. Yalım ifadesinde, “17 adanın işgali meselesini ben ortaya çıkardım. 17 adanın 2004 yılında Yunan Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edildiği ve iskân başlatıldığını fark ettim. Bu durumu önce daire başkanım olan Tümgeneral Şirin Ünal’a arz ettim. Bu durumu Genelkurmay internet sitesine koyduk. Bir süre sonra daire başkanımız Şirin Ünal ve Dışişleri Bakanlığı’nda bulunan Haydar Berk ile birlikte siteden çıkarttı. Ancak bu işgal hususu 2009 yılında Hürriyet gazetesinde yayımlandı. Yunan Cumhurbaşkanının Eşek Adası’na gelmesi üzerine ada işgaliyle ilgili haber Anadolu Ajansı’nda da yayımlandı. Bu adaların Yunanlılar tarafından işgal edildiğini ve dönemin siyasi ve askeri kadrolarının herhangi bir işlem yapmadıklarını ben ve birçok gazeteci dile getirmiştir. Nitekim bilgi aktarımında bulunduğum Prof. Dr. Ümit Özdağ’da TBMM’de bu durumu basın toplantısı ile dile getirdi. İşgalin başladığı 2004 yılından bu yana Hükümetlerimiz Silahlı Kuvvetlere işgalin önlenmesi emri vermediği gibi bu hususla ilgili Yunanistan’a herhangi bir nota da vermemiştir. Konuyla ilgili haberler Nasuh Mahruki’nin katıldığı tartışma programından çok önce Akit, Yeniçağ, Sözcü gazetesi ve TRT’de dile getirilmiştir.”
