İstanbul Milletvekili Umut Oran araştırtmış ve ilginç bir istatistiğe imza atmış. Diyor ki; “İlk dokuz ayda yurt dışına doğrudan yatırıma giden Türk sermayesi net 4.2 milyar dolara ulaştı.”
Bundan çeşitli sonuçlar çıkarmak mümkün... Siz de diyebilirsiniz ki; Türk şirketleri güçlendi, dünyaya açılıyor.
Akla da ilk olarak Ülker geliyor. Gelmesin. O tamamen farklı bir örnek... Türkiye pazarının yarısına hakim ve doğal sınırlarına ulaşmış durumda. Büyümek istiyorsa tek çaresi yabancı şirket satın almak. Ülker de onu yapıyor.

Doğal değil!

Bunun dışında tasarruf oranı yüksek, sermaye birikimi güçlü bir ülke olsak yabancı ülkelere yatırımları anlardım. Maalesef ikisinde de sonlardayız.
Araştırmanın tespitine göre; Sermaye göçünün yıllık tutarı ilk kez 5 milyar doları aşacak. Yurt dışından gelen ile Türklerin dışarı götürdüğü sermaye netleştirildiğinde dokuz aydaki net doğrudan yatırım girişi sadece 4.9 milyar dolar oluyor ve geçen yılkinin yüzde 24 altında kalıyor. Burada ürkütücü hikaye faaliyetlerin taşınması... Hatırlarsınız bir ara Türkiye’deki fabrikalar kapanıp aynıları Mısır’da açılıyordu. Arap Baharı’nda Türkiye’ye duyulan antipati nedeniyle büyük zararlar edildi.

Para nelere gidiyor?

Yine araştırmaya dönelim; Türklerin yurt dışında 12 yıldaki yatırımlarında 8.7 milyar dolarla en büyük payı imalat sanayii alıyor.
Türkler’in yurt dışı madencilik yatırımları 7 milyar dolara yaklaşıyor. Hem de Türkiye madenciliği kan kaybederken...
Bu dönemde Türkler’in yurt dışında banka, finans ve sigorta yatırımlarının tutarı 5 milyar doları aşmış bulunuyor. Neden? Türkiye’de bazı sebeplerden dolayı faaliyet izni çıkmıyor!

Teşvik paketi gelir mi?

Türkiye’de ortalama bir kişilik iş yaratma maliyeti 450 bin lira... Son 12 yılda yurt dışına giden sermaye ile ülkede yatırım yapılsaydı 122 bin dolayında kişiye iş yaratılabilecekti...
Şimdiden söyleyeyim tablo iç açıcı değil! Bu iş geleneksel hale gelen “yeni teşvik paketi” açıklanmasına doğru gidiyor.
Peki, açıklanınca ne olacak? Yandaş medya ve işadamları bu pakete de bayılacak, övgüler düzecek, göklere çıkartacak. Ya sonra? Bu aşkın da sonu, ne yazık ki hicran olacak!